حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عُقْبَةُ بْنُ خَالِدٍ، ح وَحَدَّثَنَا عَمْرٌو النَّاقِدُ، حَدَّثَنَا الأَسْوَدُ بْنُ عَامِرٍ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، ح وَحَدَّثَنَا مُجَاهِدُ بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا شَرِيكٌ، كُلُّهُمْ عَنْ هِشَامٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ أَنَّ سَوْدَةَ، لَمَّا كَبِرَتْ . بِمَعْنَى حَدِيثِ جَرِيرٍ وَزَادَ فِي حَدِيثِ شَرِيكٍ قَالَتْ وَكَانَتْ أَوَّلَ امْرَأَةٍ تَزَوَّجَهَا بَعْدِي .
Türkçe Çeviri
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Ukbetü'bnü Hâlid rivâyet ettî. H. Bize Amru'n-Nâkıd da rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Esved b. Âmir rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Züheyr rivâyet eyledi. H. Bize Mücâhid b. Müsâ dahî rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Yûnus b. Muhammed rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Şerik rivâyet etti. Bu râvilerin hepsi Hişâm'dan bu isnâdla «Sevde yaşlandığı vakit...» diyerek Cerîr hadîsi mânâsında rivâyette bulunmuşlardır. Şerîk'in hadîsinde: « Âişe dedi ki: Sevde Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in benden sonra aldığı ilk kadındı.» cümlesini ziyâde etmiştir. Mislâh: Deriten manasınadır. Hazret-i Âişe nin bu sözünden murâd: «Ben Sevde gibi olmak isterdim» demektir. Maksadı Sevde (radıyallahü anha) 'yi kötülemek değil, bilâkis salâbet sahibi ve iyi kalpli olduğunu anlatmaktır. Zâten hiddet bu mânâları ifâde eden bir kelimedir. Hazret-i Sevde nevbetini Âişe (radıyallahü anha)' ya bağışladıktan sonra Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in ona iki gün ayırması arka arkaya değil, her ikisinin evbetlerine tesadüf eden günlerdi. Ekseri ulemâya göre kendisine nevbet günü bağışlanan kadının yanında peşi peşine iki gün kalmak ancak diğer kadınların rızâları ile caiz olur. Şerîk'in rivâyeti Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in Hazret-i Âişe 'yi Sevde'den evvel aldığını gösteriyorsa da Zührî , Katâde, Ebû Ubeyde, Muhammed b. İshâk ve Muhammed b. Sa'd gibi birçok râviler Sevde (radıyallahü anha) ile Hazret-i Âişe sden önce evlendiğini rivâyet etmişlerdir. Hadîs-i şerîf kadının nevbetini ortağına bağışlayabileceğine delildir. Ancak buna kocasının da rızâsı şarttır. Zîra bağışlayan üzerinde onun hakkı vardır. Bu bağış için ivez almak caiz değildir. Nevbetini bağışlayan kadın dilediği vakit hibesinden dönebilir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com