وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَيُّوبَ، وَخَالِدٍ، الْحَذَّاءِ عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ مِنَ السُّنَّةِ أَنْ يُقِيمَ، عِنْدَ الْبِكْرِ سَبْعًا . قَالَ خَالِدٌ وَلَوْ شِئْتُ قُلْتُ رَفَعَهُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم .
Türkçe Çeviri
Bana Muhammed b. Râfi' rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Abdürrezzâk rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Süfyân. Eyyûb ile Hâlid-i Hazzâ'dan, onlar da Ebû Kılâbe'den. o da Enes'den naklen haber verdi. Enes (radıyallahü anh) : «Evlenen bir kimsenin bakire olan karısının yanında yedi gece kalması sünnettendir.» demiş. Hâlid: «İstesem: Enes bu hadîsi Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’e ref etti, derdim.» demiş. Bu hadîsi Buhârî «Kitâbü'n-Nîkâh»da iki tarîkden tahrîc ettiği gibi, Tirmizî ile İbn Mâce dahi aynı bahisde muhtelif râvilerden tahrîc etmişlerdir. Tahâvi onu hepsi sahîh olan on tarîkten rivâyet etmiştir. Hazret-i Enes'in «-Sünnet böyledir» sözü ictihâd yolu ile hadisin merfû' olmasını iktizâ eyler. Nevevî diyor ki: «Bu söz hadîsin Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'e refini iktizâ eder. Sah âbî: Sünnet böyledir; yahud şu iş sünnettendir, derse hüküm i'tibâri ile: Pey-gamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu, demek gibidir.» Maamafih İbn Mace , îsmâîlî, İbn Huzeyme ve İbn Hibbân onu Hazret-i Enes'den merfû' olarak da rivâyet etmişlerdir. Hadîste zikri geçen gecelerde günler de dahildir. Yani bakirenin yanında yedi gün yedi gece. dulun yanında üç gün üç gece kalınır; ve bu müddet o kadının nevbetine katılmaz. Diğer kadınlar arasındaki nevbet bundan sonra başlar. Hattâbî 'nin beyanına göre Allah'ın kadınlar hakkında emrettiği ma'rûf işte budur. Zira bakire utandığı için daha fazla mehil ve sabra, rifku te'enniye muhtaçtır. Dul kadın ise evvelce erkeği tecrübe etmiştir; ancak burada hayât arkadaşı yenilendiği için kendisine üç gecelik bir vuslatla ikram edilmiştir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com