وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ رَافِعٍ - قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ أَبِي مُلَيْكَةَ، أَنَّ الْقَاسِمَ بْنَ مُحَمَّدِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّ عَائِشَةَ أَخْبَرَتْهُ أَنَّ سَهْلَةَ بِنْتَ سُهَيْلِ بْنِ عَمْرٍو جَاءَتِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ سَالِمًا - لِسَالِمٍ مَوْلَى أَبِي حُذَيْفَةَ - مَعَنَا فِي بَيْتِنَا وَقَدْ بَلَغَ مَا يَبْلُغُ الرِّجَالُ وَعَلِمَ مَا يَعْلَمُ الرِّجَالُ . قَالَ " أَرْضِعِيهِ تَحْرُمِي عَلَيْهِ " . قَالَ فَمَكَثْتُ سَنَةً أَوْ قَرِيبًا مِنْهَا لاَ أُحَدِّثُ بِهِ وَهِبْتُهُ ثُمَّ لَقِيتُ الْقَاسِمَ فَقُلْتُ لَهُ لَقَدْ حَدَّثْتَنِي حَدِيثًا مَا حَدَّثْتُهُ بَعْدُ . قَالَ فَمَا هُوَ فَأَخْبَرْتُهُ . قَالَ فَحَدِّثْهُ عَنِّي أَنَّ عَائِشَةَ أَخْبَرَتْنِيهِ .
Türkçe Çeviri
Bize İshâk b. İbrahim ile Muhammed b. Râfi' rivâyet ettiler. Lâfsa İbn Râfi'indir. (Dedi ki) : Bize Abdürrezzak rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İbn Cüreyc haber verdi. (Dedi ki) : Bize İbn Ebî Mü-leyka haber verdi. Ona da Kâsım b. Muhammed b. Ebî Bekr; ona da Âişe haber vermiş ki, Sehle binti Süheyl b. Amr, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’e gelerek Ebû Huzeyfe'nin âzâdlısı Sâlim için: — Ya Resûlallah ! Sâlim evimizde bizimle beraber bulunmaktadır. Ama artık erkeklik çağına erişti. Erkeklerin bildiğini biliyor; demiş. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) . — «Onu emzir; kendisine haram ol.» buyurmuş. İbn Ebî Müleyke Dedi ki: — Bunun üzerine Kâsım'e hürmeten bir sene yâhud bir seneye yakın bir müddet bu hadîsten kimseye bahsetmeden durdum. Sonra Kâsım'e rastlayarak: Sen bana bir hadîs söylemiştin; ben onu hâlâ kimseye rivâyet etmedim; dedim. Kâsım: — Nedir o? diye sordu. Ben de kendisine haber verdim. Kâsım: — Sen onu bana da Âişe haber vermiş olmak üzere benden rivâyet et; dedi.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com