حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ إِدْرِيسَ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، جَمِيعًا عَنْ عَبْدِ الرَّزَّاقِ، - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ رَافِعٍ - حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ أَبِي مُلَيْكَةَ، يَقُولُ قَالَ ذَكْوَانُ مَوْلَى عَائِشَةَ سَمِعْتُ عَائِشَةَ، تَقُولُ سَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْجَارِيَةِ يُنْكِحُهَا أَهْلُهَا أَتُسْتَأْمَرُ أَمْ لاَ فَقَالَ لَهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " نَعَمْ تُسْتَأْمَرُ " . فَقَالَتْ عَائِشَةُ فَقُلْتُ لَهُ فَإِنَّهَا تَسْتَحْيِي . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " فَذَلِكَ إِذْنُهَا إِذَا هِيَ سَكَتَتْ " .
Türkçe Çeviri
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Abdullah b. İdris, İbn Cüreyc'den rivâyet etti. H. Bize İshâk b. İbrahim ile Muhammed b. Rafi' dahi hep birden Abdurrezzak'dan rivâyet ettiler. Lâfız İbn Rafi'indir. (Dediler ki) : Bize Abdurrezzâk rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İbn Cüreyc haber verdi. (Dedi ki) : İbn Ebî Müleyke'yi şunu söylerken işittim. Âişe 'nin âzatlısı Zekvân dedi ki, ben Âişe 'yi şöyle derken işittim: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’e, ailesinin evlendirdiği bir kızdan nikâh hususunda enir alınacak mı alınmıyacak mı? diye sordum.» Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Âişe 'ye: «Evet, ondan emîr alınacak.» cevâbını vermiş. Âişe dedi ki: Bunun üzerine ben kendisine: — Ama kız utanır, dedim. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Kız sustu mu işte bu onun iznidir.» buyurdular. Bu hadîsi Buhârî ile Nesâî «Nikâh» bahsinde tahric etmişlerdir. Bakire kızın susması nikâh için izin sayılınca gülmesi de delâleten izin sayılmıştır. Çünkü gülmek işittiği şeye sevindiğine alâmettir. Bazıları istihzaya benzeyen gülüşü rıza saymamışlardır. Ağlamak rıza göstermemeye delil sayıldığı için izin sayılmamışsa da sessizce ağlamak yine de izinden ma'duddur. Bakire kızın utanması seran özür kabul edilerek susması izin sayıldığı halde dul kadına bu hakkın tanınmaması onun evvelce kocaya vararak erkekle mümâresede bulunmasındandır.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com