Ana sayfa/Kitaplar/Müslim · Nikâh (Evlilik) · 3435← ÖncekiSonraki →
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Nikâh (Evlilik) (no. 3435)
وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنِ الْحَسَنِ، وَعَبْدِ اللَّهِ، ابْنَىْ مُحَمَّدِ بْنِ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ عَنْ أَبِيهِمَا، أَنَّهُ سَمِعَ عَلِيَّ بْنَ أَبِي طَالِبٍ، يَقُولُ لاِبْنِ عَبَّاسٍ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ مُتْعَةِ النِّسَاءِ يَوْمَ خَيْبَرَ وَعَنْ أَكْلِ لُحُومِ الْحُمُرِ الإِنْسِيَّةِ ‏.‏
Türkçe Çeviri
Bana Ebû't-Tâhir ile Harmeletû'bnû Yahya rivâyet etti- (Dediler ki) : Bize İbn Vehb haber verdi. (Dedi ki) : Bana Yunus, Şihâb'dan, o da Muhammed b. Ali b. Ebi Tâlib'in oğulları Hasen ile Abdullah'dan, onlar da babalarından naklen haber verdi. Muhammed, Ali b. Ebi Tâlib'i İbn Abbâs'a şunları söylerken işitmiş: « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Hayber günü hem kadınlara müt'a yapmaktan, hem de ehli eşeklerin etlerini yemekden nehiy buyurdular.» Bu hadîsi Buhârî «Meğâzî», «Zebâyıh» ve «Nikâh» bahislerinde; Tirmizî ile İbn Mâce «Nikâh»da; Nesâî «Av» bahsinde muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir. Buraya kadar geçen rivâyetlerden anlaşılıyor ki, nikâhı müt'a İslâm'ın ilk zamanlarında bir müddet mubah kılınmış, sonra bu hüküm nesh edilerek müt'a'nın kıyâmete kadar haram olduğu bildirilmiştir. Hattâbi diyor ki: «Bu nikâh İslâm'ın ilk devirlerinde mubah idi. Sonra haranı kılındı. Bugün İmâmlar arasında bu hususta hüâf kalmamıştır. Yalnız bâzı Râfizîler 'in söylediği bir takım sözler vardır. İbn Abbâs uzun gurbet ihtiyaç ve fakirlik dolayısiyle muztar kalanlar için bir zamanlar bunun mubah olduğuna kaail bulunuyordu. Sonra tevakkuf ederek bu hususta fetva vermekten vazgeçti.» İbn Abdilberr (368-463) «Et-Temhîd» nâm eserinde şunları söylemektedir: «Nikâhı mût'a'da şâhid bulundurmaya lüzum olmadığına ve bu nikâhın bir müddette sona erdiğine, bu müddet bitince boşamadan ayrılma vuku bulduğuna, kan ile kocanın arasında mîras cer-yan etmediğine ulemâ ittifak eylemişlerdir. Mezkûr nikâh Allah'ın kitabında ve Resûlünün sünnetinde beyân buyrulan zevcelerin hükmü değildir.» Burada şöyle bir suâl hâtıra gelebilir: Mut'a muvakkat nikâh demek olduğuna göre kari ile kocanın âdet müktezâsı yaşayamayacakları kadar uzun bir müddet meselâ ikiyüz sene için mût'a yapılsa nikâh yine batıl mıdır? Cumhûr u ulemâ; bâtıl olduğuna kaaildirler. Hanefîler 'den İmâmı Zûfer'e göre şart: bâtıl, nikâh: sahîhdir. Nikâhı mût'a bâtıl olunca bu nikâhla birleşen karı-kocaya hadd-i şer'i tatbik olunur mu olunmaz mı meselesi ulemâ arasında ihtilaflıdır. Ekseri Mâlikî ler'e göre hadd-i şer'î tatbik edilmez. Çünkü burada akd şübhesi vardır. Ashâb-ı kirâm bu hükmün kaldırılıp kaldırılmadığı hususunda ihtilâf etmişlerdir. Bu mesele Kur'ân-ı Kerîm'in haram kıldığı şeylerden değildir. Bununla beraber nikâhı mût'a yapanlar şiddetle cezalandırılırlar. Rafi'îye göre Hazret-i İbn Abbâs'in nikâhı mût'a'ya fetva vermekten döndüğü doğru ise bu bâbda icma' hasıl olmuştur. Binâenaleyh mût'a yapanlara hadd-i serî' vurulur. Hazret-i İbn Abbâs’ın döndüğü doğru değilse mesele bir asırda yetişen ulema arasında ihtilaflı, onlardan sonra gelenler bu babdaki kavillerin birini tercih etmiş demek olur. Ki ona icma' denilip demlemeyeceği hususunda iki kavil vardır. İcma' diyenlere göre; hadd-i şer-i vacib değildir diyenlere göre had vurmak icab etmez. Nevevî de bu kavli sahih bulmuştur. - Nikâhı mût'a'nın ne zaman haram kılındığı hususunda rivâyetler muhteliftir. Hayber vakıasında, Mekke'nin fethinde, Evtâs gazasında, Tebûk'de, Hacc Ebû’l-Vedâ'da ve Ömre-tû’l Gazâ'da haram kılındığına dâir hadîsler rivâyet olunur. İbn Abdilberr: «Bu babta şiddetli ihtilâflar ve pek çok hadîsler vardır. Ama biz onları yazmadık.» demiştir. Rivâyetlerin muhtelif şekillerde araları bulunmuştur. Nevevî : «Doğrusu ve muhtar olan kavil şudur ki, mût'a'nın haram ve mubah kılınması iki defa olmuştur. Hayber vak'asından önce mût'a helâldi. Sonra Hayber günü haram kılındı. Bilâhare Mekke'nin fethinde yine mubah kılındı. Evtas gününden murâd da Mekke'nin feth edildiği gündür. Mût'a için orada üç gün müsaade verildikten sonra bu hüküm nesh edilmiş nikâhı mût'a kıyâmete kadar haram kılınmıştır. Üç şeyin ikişer defa nesh edildiği söylenir. Bunlar: Nikâhı mût'a, ehli eşeklerin etini yemek ve namazda Beyt-i Makdîs'e dönmektir. Ulemâdan bazıları nikâhı mût'a meselesinde nâsiha ihtiyaç olmadığını söylemişler: «Çünkü bu nikâh ancak üç gün mubah kılınmıştı. Bu müddet bitince onun cevâzi da kendiliğinden sona erer.» demişlerdir. Nikâhı mût'a mânâsında bir de nikâhı muvakkat vardır. Bu nikâh aynen mût'a gibi batıldır. Aralarındaki fark hemen hemen Iafzîdir. Meselâ: Nikâhı mût'a temettü' ve istimta' gibi kelimelerle akd edildiği halde nikâhı muvakkat nikâh ve tezvic gibi kelimelerle kıyılır; nikâhı mût'a'da şâhid ve müddetin tayini şart değildir. Fakat nikâhı muvakkatte bunlar şarttır. Mânâ itibariyle her ikisi de bâtıl olduğu için, Hanefî ler'den Kemâl b. Hümâm nikâhı muvakkati mût'a'nın efradından saymıştır. Hazret-i Ali'nin: «Sen gerçekten şaşkın bir adamsın» diyerek sitem ettiği zat Hazret-i İbn Abbâs'dır. Bazıları bu ve bundan sonra gelen: Ağır ol ey İbn Abbâs !..» rivâyetiyle Hazret-i İbn Abbâs'in mût'a hakkındaki fetvasından döndüğüne istidlal ederlerse de bu rivâyetlerde onun döndüğüne dair bir sarahat yoktur. Bilâkis az evvel geçen İbn Zübeyr rivâyeti Hazret-i İbn Abbâs’ın mezkûr fetvadan henüz dönmediğini gösterir. Çünkü Abdullah b. Zübeyr'in Hazret-i İbn Abbâs'a ta'rizde bulunması kendisinin halîfe bulunduğu sıradadır. O zaman Hazret-i Ali (radıyallahü anh) dünyadan gitmişti. Anlaşılıyor ki, Hazret-i Ali vaktiyle İbn Abbâs (radıyallahü anh) 's. mût'a'nın Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) tarafından nehyedildiğini söylemiş, fakat İbn Abbâs bunu kabul etmiyerek bir müddet nikâhı mût'a için fetva vermeye devam etmiş, nihayet fetvasından dönerek mût'a'nın ilelebed haram olduğunu kabul etmiştir. Nitekim Tirmizî 'nin rivâyet ettiği bir hadîs de bunu teyid eder. Bazıları Hazret-i İbnİ Abbâs’ın mût'a'yı yalnız seferlerde mecburiyete ıztırâr halinde mubah gördüğünü rivâyet ederler. Hattâ Saîd b. Cübeyr'in Hazret-i İbnİ Abbâs'a: «Senin fetvan aldı yürüdü ve onun hakkında şâirler şiir söyledi» diyerek bir beyit okuduğu; İbn Abbâs bunu dinledikten sonra şaşarak: «Sübhanallah! Ben böyle bir fetva vermedim. Nikâhı mût'a ancak lâşe, kan ve domuz eti gibi bir şeydir. Muztar kalmayanlara helâl olmaz» dediği söylenir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbNikâh (Evlilik) · Nikâh (Evlilik)
Hadis No3435
Râvi sayısı
İlk râvi
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu

Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.

Araştırma

İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.

İsnad Silsilesi

Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.

İsnad zinciri verisi bulunmuyor.

Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler

Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.
AnaAraKitapRâviKonuOlayKabile