وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، - وَهُوَ الْعَنْبَرِيُّ - حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَدِيٍّ، - وَهُوَ ابْنُ ثَابِتٍ - سَمِعَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ يَزِيدَ، عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِنَّهَا طَيْبَةُ - يَعْنِي الْمَدِينَةَ - وَإِنَّهَا تَنْفِي الْخَبَثَ كَمَا تَنْفِي النَّارُ خَبَثَ الْفِضَّةِ" .
Türkçe Çeviri
Bize Ubeydullah b. Muâz yani Anberî rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize babam rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Şû'be, Adiyy'e yani İbn Sâbit'ten rivâyet etti. O da Abdullah b. Yezîd’den, o da Zeyd b. Sâbit’den, o da Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’den işitmiş. Şöyle buyurmuşlar: «O, yani Medine Teybedir. Ateş gümüşün pasını nasıl atarsa Medine de hayırsızları Öyie atar.» Buhari 'nin «Hacc» bahsinde Zeyd b. Sabit (radıyallahü anh) 'dan rivâyet ettiği bir hadîsde: « Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Uhud gazasına çıktığı vakit ashabından bazı kimseler geri döndüler. Bunun üzerine ashabtan bir fırka: Bunları öldürelim; diğer bir fırka Hayır! öldürmeyelim, dediler. Müteakiben: «Size ne oluyor ki, münafıklar hakkında İki fırkaya ayrılıyorsunuz.» âyet-i kerîmesi): nâzil oldu. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) de: «Medine kötü adamları ateşin demir pasını attığı gibi atar, buyurdular.» denilmektedir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com