وَحَدَّثَنِي حُمَيْدُ بْنُ مَسْعَدَةَ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، - يَعْنِي ابْنَ الْحَارِثِ - حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ، بْنُ عَوْنٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ انْتَهَى إِلَى الْكَعْبَةِ وَقَدْ دَخَلَهَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَبِلاَلٌ وَأُسَامَةُ وَأَجَافَ عَلَيْهِمْ عُثْمَانُ بْنُ طَلْحَةَ الْبَابَ قَالَ فَمَكَثُوا فِيهِ مَلِيًّا ثُمَّ فُتِحَ الْبَابُ فَخَرَجَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَرَقِيتُ الدَّرَجَةَ فَدَخَلْتُ الْبَيْتَ فَقُلْتُ أَيْنَ صَلَّى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم قَالُوا هَا هُنَا . قَالَ وَنَسِيتُ أَنْ أَسْأَلَهُمْ كَمْ صَلَّى
Türkçe Çeviri
Bana Humeyd b. Mes'ade rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Hâlid yani İbn'l-Hâris rivâyet etti, (Dedi ki) : Abdullah b. Avn, Nâfi'den, o da Abdullah b. Ömer'den naklen rivâyet etti. Abdullah Kabe'ye (sallallahü aleyhi ve sellem) varmış, Peygamber ile Bilâl ve Üsâme Kabe'ye girmiş bulunuyorlarmış. Osman b. Talha üzerlerinden kapıyı kapamış. Abdullah Şöyle dedi: «Orada uzun müddet kaldılar. Sonra kapı açıldı ve Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) çıktı. Ben merdivenden adımlayarak Beyt-i Şerîf'e girdim. Ve: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) nerede namaz kıldı? diye sordum. — Şurada! dediler. Fakat onlara kaç rekât namaz kıldığını sormağa unuttum.»
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com