Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Hac (no. 3210)
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ، قَالَ هَذَا مَا حَدَّثَنَا أَبُو هُرَيْرَةَ، عَنْ مُحَمَّدٍ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ أَحَادِيثَ مِنْهَا وَقَالَ بَيْنَمَا رَجُلٌ يَسُوقُ بَدَنَةً مُقَلَّدَةً قَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " وَيْلَكَ ارْكَبْهَا " . فَقَالَ بَدَنَةٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ . قَالَ " وَيْلَكَ ارْكَبْهَا وَيْلَكَ ارْكَبْهَا " .
Türkçe Çeviri
Bize Muhammed b. Râfi' rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Abdürrezzâk rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Ma'mer, Hemmâm b. Münebbih'ten rivâyet etti. Hemmâm: Bize Ebû Hüreyre'nin Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’den rivâyet ettikleri şunlardır diyerek bir takım hadîsler söylemiş, ezcümle şöyle deditir: «Bir defa bir adam nişanlı bir dişi deveyi sürerken Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) kendisine: — Yazık sana! Bin ona! buyurmuş. O zât: — Bu bedenedir yâ Resûlallah! demiş. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ; — Yazık sana! Bİn ona; yazık sana! Bin ona! buyurmuşlar.» Bu hadîsi Buhârî «Hacc», «Vasâyâ» ve «Edeb» bahislerinde; Ebû Dâvûd ile Nesâî «Hacc» bahsinde muhtelif râvilerden tahrîc etmişlerdir. Deve süren zâtın kim olduğu malûm değildir. Bu zât: «Yâ Resûlallah! Bu bedenedir.» demekle, devenin kurban edilmek üzere Mekke'ye gönderilmekte olduğunu anlatmak istemiştir. Rivâyetlerin bâzılarından anlaşıldığına göre devenin boynunda kurbanlık alâmeti bulunuyormuş. Binâenaleyh Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in onu görül dört ay kadına yaklaşmıyacağma yemîn etmek şer'an ilâ sayılmaz. Mutlaka dört aydan fazla bir müddet söylemek îcâb eder. İmâm Mâlik , dört ay üzerine bir gün ziyâde edilmesini şart koşmuştur. Fakat îlâ âyeti bu zevatın aleyhlerine delildir. îlâ'nın hükmü: Müddet içinde kadına yaklaşıldığı taktirde keffâret îcâb etmektir. Hasan-ı Basrî 'ye göre keffâret lâzım değildir; îlâ sakıt olur. îlâ yapan kimse dört ay içinde karısına yaklaşmazsa, bir talâk boş olur. Ashâb-ı kirâm'dan İbn Mes'ûd, İbn Ömer, İbn Abbâs, Osman ve Alî (radıyallahü anhûm) hazerâtının kavilleri bu olduğu gibi cumhûr-u Tabiîn'in mezhepleri de budur. îlâ hakkında filan kitaplarında tafsilât vardır. Hadîsin bütün rivâyetlerinde bir ay'in yirmidokuz günden ibaret olduğu bildirilmektedir. Kâdi Iyâz diyor ki: « Bütün bu rivâyetler in mânâsı: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) yirmidokuz günü tamam ettikten sonra döndü, demektir. Buna delîl: Hadîsin bir rivâyetinde: (yirmidokuz gün geçtikten sonra) ; diğer rivâyette: (yîrmidokuzun sabahında) yani (yirmidokuzdan sonra gelen gecenin sabahında) buyurulmuş olmasıdır. O sabah ise otuzuncu günün sabahıdır. (Ay yirmi dokuzdur.) sözünün mânâsı: bazen yirmidokuz çeker, demektir. Nitekim bâzı rivâyetlerde bu şekilde tasrîh buyurulmuştur.» Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in yemîni zevcelerine güvendiği içindi. Müfessirler Sûre-i Tahrîm'in tefsirinde bu yeminin sebebini beyân etmişlerdir. Görmek isteyenler oraya bakabilirler. ye göre binmek ve sütünü içmek hayvana bir noksanlık getirirse noksanlığın kıymetini ödemek lâzım geldiğini kaydetmiştir. İmâm Mâlik 'e göre dahi sütü içilmezse de içildiği takdirde ödemek îcâb etmez. Binmeyi tecviz edenler kurbanlık deve üzerinde yük taşınıp taşı-namıyacağı hususunda ihtilâf etmişlerdir. İmâm Mâlik bunun caiz olmadığını söylemiş cumhûr ise tecviz etmişlerdir. Devenin dişisinden de erkeğinden de hedy kurbanı olur. Hanefiîler'le İmâm Mâlik 'in mezhepleri budur. Mezkûr kavl birçok ashâb-ı kirâm'dan nakledilmiştir. İbn Tin, hed-yin yalnız dişi deveden olacağını söylemiş ve bu kavli İmâm Şâfii'den nakletmiştir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbHac · Hac
Hadis No3210
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu
Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.
Araştırma
İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.İsnad Silsilesi
Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.
İsnad zinciri verisi bulunmuyor.
Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler
Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.