وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكْرٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، ح وَحَدَّثَنِي سَعِيدُ، بْنُ يَحْيَى الأُمَوِيُّ حَدَّثَنِي أَبِي، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ، اللَّهِ يَقُولُ نَحَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ نِسَائِهِ . وَفِي حَدِيثِ ابْنِ بَكْرٍ عَنْ عَائِشَةَ بَقَرَةً فِي حَجَّتِهِ .
Türkçe Çeviri
Bana Muhammed b. Hatim rivâyet etti, (Dedi ki) : Bize Muhammed b. Bekr rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İbn Cüreyc haber verdi. H. Bana Saîd b. Yahya El-Emevî de rivâyet etti. (Dedi ki) ; Bana babam rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İbn Cüreyc rivâyet etti. (Dedi ki) : Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi. Kendisi Câbir b. Abdillâh'ı: « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) kadınlar is nâmına kurban boğazladı.» derken işitmiş. İbn Bekr'in Âişe 'den rivâyet ettiği hadîsde: «Haccında bir sığır (kurban etti) » kaydı vardır. Bedene: Sığır ve deve demektir. Cezûr dahi deve mânâsına gelir. Kâdî Iyâz ’ın beyânına göre burada sığırla cezûr arasında fark vardır. Çünkü bedene ve hedy, ihrama girerken Kâbe'ye gönderilen kurbanlıktır. Cezûr ise onun yerine kesilmek üzere sonradan satın alınan devedir. Hazret-i Câbir'e suâl soran zât cezûrda ortaklığı daha mü-nâsîp zannederek bedenenin hükmü de böyle midir? diye sormuş, Câbir (radıyallahü anh)' da onun kurbanlık için satın alındığına bakarak aynı hükümde dâhil olduğunu bildirmiştir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com