وَحَدَّثَنِيهِ عَلِيُّ بْنُ خَشْرَمٍ، أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَفِي رِوَايَتِهِ قَالَتْ لاَ أَىْ بُنَىَّ إِنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَذِنَ لِظُعُنِهِ .
Türkçe Çeviri
Bana, bu hadîsi Alîyyü'bnü Haşrem de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Ssâ b. Yûnus, İbn Cüreyc'den bu isnâdla haber verdi, Onun rivâyetinde: «Esma: — Hayır yavrucuğum. Şüphesiz ki Nebiyyullah (sallallahü aleyhi ve sellem) , kadınlarına izin vermiştir! dedi.» ifadesi vardır. Bu hadîsi Buhârî , Ebû Dâvûd , İmâm Ahmed ve Taberânî dahi rivâyet etmişlerdir. Hazret-i Abdullah'in alaca karanlıktan muradı: Mina'ya vardıkları zamanı bildirmektir. Çünkü Müzdelife'den ay kavuştuktan sonra yola çıkmışlardı. O gece ay, gecenin son üçte birinin evvelinde doğmuştu, Zuun: Zaîne'nin cem'îdir. Aslında zaîne: Deve üzerine yükletilen ve içinde kadın bulunan hevdeçtir. Bazıları içinde kadın bulunsun bulunmasın, deve hevdecine zaîne denildiğini söylemişlerdir. Sonraları mecazen kadına da zaîne denilmiş ve kelime bu mânâda şöhret bulmuştur. Hattâ kadınlarla erkeklerden müteşekkil cemaata zuun denildiğini söyleyenler bile vardır.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com