وَحَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، جَمِيعًا عَنْ جَرِيرٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَقَالَ قَبْلَ وَقْتِهَا بِغَلَسٍ .
Türkçe Çeviri
Bize Osman b. Ebî Şeybe ile İshâk b. İbrahim hep birden Ce-ıir'den, o da A'meş'den bu isnâdla rivâyet ettiler. Abdullah: «Sabah namazını vaktinden önce alaca karanlıkta kıldı.» demiş. Bu hadîsi Buhârî ile Ebû Dâvûd «Hacc» bahsinde; Nesâî «Hacc» ve «Namaz» bahislerinde tahrîc etmişlerdir. Hadîsin râvisi Abdullah b. Mes'û'd'dur. Sabah namazının vaktinden Öhbe kılınmasından murâd: Mûtâd olan vaktinden evvel kılınmasıdır. Yoksa vakti girmeden kıldı demek değildir. Çünkü -vakti girmeden hiç bir namaz kılınamaz. . Maksat; Sabah namazının çok erken yani alaca karanlıkta kılındığım anlatmaktır. Hanefiîler'e göre sâir zamanlarda sabah namazını, ortalık iyice aydınlayıncaya kadar geciktirmek müstehab ise de bayram sabahı Müzdelife'de alaca karanlıkta kılmak, onlara göre de efdaldır. Ulemâ, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in o gün sabah namazını şâir hacc fiillerine vakit bulabilmek için erken kıldığını söylemişlerdir. Şâfiîler 'e göre sabah namazını erken kılmak her zaman için müstehab işe de o gün her zamankinden daha fazla müstehabdır.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com