وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، - يَعْنِي ابْنَ جَعْفَرٍ - حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، بِهَذَا الإِسْنَادِ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ وَكَانَ مِمَّنْ لَمْ يَكُنْ مَعَهُ الْهَدْىُ طَلْحَةُ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ وَرَجُلٌ آخَرُ فَأَحَلاَّ .
Türkçe Çeviri
Bize, bu hadîsi Muhammedü'bnü Beşşâr da rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Muhammed yani İbn Ca'fer rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Şu'be bu isnadla rivâyette bulundu. Yalnız o: «Beraberinde hedy kurbanı olmayanlardan biri de Tâlha-tü'bnü Ubeydillâh ile başka bur adam idi. Bu sebeple onlar ihramdan çıktılar.» dedi. Übbî diyor ki: «Hadîs sarihleri, bu hadîs üzerinde bir şey söylememişlerdir. Hâlbuki Hadîs-i Şerif, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in müt'aya niyet ettiği hususunda kuvvetli bir delildir. Bu taktirde ihramdan çıkmamasının mânâsı: Niyetini feshetmemekten ibarettir. Çünkü niyetini ancak, hacca niyet eden feshedebilir. Bu hadîsle, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in hacc-ı ifrâd için ihrama girdiğini bildiren sahih hadîslerin aralan bulunmak istenirse Enes hadîsinde olduğu gibi tevîle gidilir...»
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com