Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Hac (no. 2913)
حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتْ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " مَنْ أَرَادَ مِنْكُمْ أَنْ يُهِلَّ بِحَجٍّ وَعُمْرَةٍ فَلْيَفْعَلْ وَمَنْ أَرَادَ أَنْ يُهِلَّ بِحَجٍّ فَلْيُهِلَّ وَمَنْ أَرَادَ أَنْ يُهِلَّ بِعُمْرَةٍ فَلْيُهِلَّ " . قَالَتْ عَائِشَةُ رضى الله عنها فَأَهَلَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِحَجٍّ وَأَهَلَّ بِهِ نَاسٌ مَعَهُ وَأَهَلَّ نَاسٌ بِالْعُمْرَةِ وَالْحَجِّ وَأَهَلَّ نَاسٌ بِعُمْرَةٍ وَكُنْتُ فِيمَنْ أَهَلَّ بِالْعُمْرَةِ .
Türkçe Çeviri
Bize İbn Ebî Ömer rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Süfyân, Zühri'den, o da Urve'den, o da Âişe (radıyallahü anhâ) 'dan naklen rivâyet etti. Şöyle dedi: « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile yola çıktık: Sizden kîm hacc ile ömreye niyet, etmek isterse bunu yapsın. Kim yalnız hacca niyet etmek İsterse etsin! Kîm de yalnız ömreye niyet etmek isterse, o da ömreye niyet etsin! buyurdu.» Âişe (radıyallahü anha) (sözüne devamla) Şöyle dedi: « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) hacca niyet etti. Yanında bulunan bâzı kimseler de hacca niyet ettiler. Bazıları ömre ile hacca, bir takımları da yalnız ömreye niyet ettiler. Ben, ömreye niyet edenler arasındaydun.» Bu hadîsi Buhârî «Hayz» ve «Hacc» bahislerinde; diğer Kütübi Sitte sahipleri «Hacc» bahsinde muhtelif râvîlerden tahrîc etmişlerdir. . . Veda haccı: Hicretin 10. yılında yapılmıştır. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) , Medine'ye hicretinden sonra yalnız bu haccı, ifâ etmiştir. Mekke'deyken yaptığı haccların sayısını ancak Allah bilir. Bu hacca «Haccetü’l-Vedâ» denilmesinin sebebi: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Ashâb-ı Kiram'ına va'z-u nasîhatlar ederek kendileriyle vedâlaşmasıdır. Bâbımızda da görüleceği vecîhle Hazret-i Âişe 'den bu hususta rivâyet edilen hadîsler muhteliftir. Bunların bâzısında «Ömreye niyet ettik.» diğer bâzısında «Kimimiz ömreye kimimiz hacca' niyet ettik.»; bir rivâyette «Yalnız hacca niyet ederek yola çıktık.» denilmektedir. Bu rivâyetlerin hepsi sahihtir. Ebû Ömer, Hani Abdilberr: «Bu bâbda Hazret-i Âişe 'den rivâyet olunan hadîsler cidden muztaribdir.» demiş. Kâdi İyâz dahi aynı şeyi söylemiştir. İbn Abdilberr'in beyânına göre Evzâî , İmâm Şafiî , Ebû Sevr ve İbn Teyye, Urve'nin rivâyet ettiği bu hadîsi kabul etmemiş ve: «Bu yanlışdır. Hazret-i Âişe 'den hadîs rivâyet edenlerden hiç biri bu hususta Ufve'ye tabî olmamıştır.» demişlerdir. İsmâil b. İshâk; dahi: «Bu zevat yani Kâsım , Esved ve Amra, Ümmü'l-Mü'minîn Hazret-i Âişe 'nin ömreye değil hacca niyetlendiğine ittifak etmişlerdir. Bundan anlıyoruz ki: Urve'nin rivâyeti yanlışdır. Çünkü Hammâd b. Selemenin Hişâm vasıtasıyla rivâyet ettiği hadîsde Urve: — Bana, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’den birçok zevat rivâyet etti ki, Âişe ’ye (ömreni bırak!) buyurmuş; demişdir. Bu da gösterir ki, Urve bu hadîsi Hazret-i Âişe 'den işitmemiştir.» diyoç. Bu hususta Zâhirîl er’den İbn Hazm dahi şöyle demektedir: «Ebû'l-Esved'in, Türve tarikiyle Âişe 'den rivâyet ettiği hadîsle Yahya b. Abdurrahmân b. Hâtıb'ın yine Âişe 'den rivâyet ettiği hadîs ulemâya göre münker ve hatâdırlar. Mezkûr Ebû’l - Esved hadîsinin hatâ olduğunu bizden önce Ahmed b. Hanbel söylemiş, İmâm Mâlik ise: — Bizim memlekette Teve'nin, Hazret-i Âişe 'den rivâyet ettiği hadîsle ne eskiden amel olunmuştur ne de şimdi; demiştir.» Hedy: Kurban edilmek üzere harem-i şerife gönderilen hayvandır. Ömre: Kâide'yi tavaf ile saîden ibarettir. Buna küçük hacc da derler. Haccın bundari mâada temettü' ve kıran nâmıyla iki nev'i daha vardır. Temettü'uu ıfatı: Evvelâ ömre yapmak, sonra ihramdan çıkarak tervıye gücüne kadar Mekke'de kalmak, terviye günü harem-i şerîfde tekrar ihrama girmektir. Bu, ikinci ihramda dahi münferid hac yapanlar gibi hareket olunursa da aralarında bâzi farklar vardır. Temettü' için kurban dahi lâzımdır. Kıran: Hacc ile ömreye beraberce niyet edilerek yapılan haccdır. Bunda da iki tavaf ve iki saî lâzım geldiği gibi kurban kesmek dahi îcâb eder. Şâfiîler 'e göre ifrat yani yalnız hacc, İmâm Mâlik ’le İmâm Ahmed 'e göre temettü'; Hanefîler 'e göre ise kıran efdaldır. Hadis-i Şerif'de Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in Hazret-i Âişe 'ye «Ömreyi bırak!» buyurması, onun kırana niyet ettiğine delildir. Ten'îm: Harem-i şerifin Şam tarafına düşen kenarıdır. Bu yer «Mesâcid-i Âişe (radıyallahü anha) nâmıyla meşhurdur. cümlesini şeklinde okumak da caizdir. Bu takdirde «Mekâne» kelimesi mahzûf bir âmilin zarfı olur. Bazıları. bu kıraati daha muvafık görmüş, kelimenin merfû okunmasını tecviz etmemişlerdir. Kâdi Iyâz bilâkis merfû okunmasını tercih etmiştir. Çünkü «Mekân» kelimesiyle zarf değil ömrenin bedeli kastedilmiştir. Hazret-i Âişe , Zi’l-Hicce'nin üçünde Şerif denilen yerde hayız görmüş ve Kurban Bayramı günü temizlenmiştir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbHac · Hac
Hadis No2913
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu
Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.
Araştırma
İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.İsnad Silsilesi
Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.
İsnad zinciri verisi bulunmuyor.
Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler
Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.