وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَأَبُو أَيُّوبَ الْغَيْلاَنِيُّ وَأَحْمَدُ بْنُ خِرَاشٍ قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ، حَدَّثَنَا أَبُو عَامِرٍ، - وَهُوَ عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ عَمْرٍو - حَدَّثَنَا رَبَاحٌ، - وَهُوَ ابْنُ أَبِي مَعْرُوفٍ - عَنْ عَطَاءٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، - رضى الله عنهما - أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ لِضُبَاعَةَ رضى الله عنها " حُجِّي وَاشْتَرِطِي أَنَّ مَحِلِّي حَيْثُ تَحْبِسُنِي " . وَفِي رِوَايَةِ إِسْحَاقَ أَمَرَ ضُبَاعَةَ .
Türkçe Çeviri
Bize İshâk b. İbrahim ile Ebû Eyyûb El-Gaylânî ve Ahmed b. Hırâş rivâyet ettiler. İshâk (Bize haber verdi.) ; ötekiler: (Bize rivâyet etti.) tâbirini kullandılar. (Dediler ki) : Bize Ebû Âmir yani Abdülmelik b. Amr rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Rabâh yani İbn Ebî Marûf, Atâ’ dan, o da İbn Abbâs (radıyallahü anhüma) 'dan naklen rivâyet etti ki, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Dubâa (radıyallahü anha) 'ya: — «Haccet de: İhramdan çıkacağım yer, beni âciz kılacağın mahal olsun diye şart koş.» buyurmuşlar. İshâk'ın rivâyetinde: «Dubâa'ya emir buyurdu.» ifâdesi vardır. Bu hadîsi n Hazret-i Âişe rivâyetini Buhârî «Kitâbu'n-Nikâh» da tahrîc etmiştir. Hazret-i Dubâa, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in amcası kızıdır. Rahatsızlığı sebebiyle hacc fiillerini tamamlayamıyacağından korktuğu için hâlini Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'e arzetmiş, o da ibâdetten âciz kaldığı yerde ihramdan çıkmayı şart koşmasını tavsiye buyurmuştur. Ulama, böyle bir şartın caiz olup olmayacağında ihtilâf etmişlerdir. Ashâb-ı kirâm'dan Hazret-i Ömer, Osman, Alî, İbn Mes'üd, Ammâr ve İbn Abbâs (radıyallahü anhüm) hazerâtı ile Tabiîn'den Saîd b. El-Müseyyeb, Urve, Ata', Âlkame ve Şüreyh, şartı tecvîz etmişlerdir. İmâm Şafiî 'nin meşhur kavli bu olduğu gibi İmâm Ahmed 'le İshâk ve Ebû Sevr'in mezhepleri de budur. Ulemâdan bir takımları şartın bâtıl olduğunu söylemişlerdir. Mezkûr kavil Sahâbe-i Kiram'dan İbn Ömer ile Âişe (radıyallahü anha) 'dan rivâyet olunmuştur. İbrahim Nehaî, Hakem, Tâvûs ve Saîd b. Cübeyr hazerâtının kavilleri bu olduğu gibi İmâm Mâlik , S'evri ve îma in A'zam’ın mezhebleri de budur. Onlara göre hacca niyet ederken şart koşmanın bir' faydası yoktur. Böyle bir kimse haccını tamamlayıncaya kadar ihramda kalır. İbn Ömer (radıyallahü anh) şartı inkâr eder: «Size Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in sünneti yetmiyor mu? O, hiç bir zaman şart koşmamıştır. Eğer biriniz bir manîden dolayı haccedemezse, beyt-i şerife giderek onu tevâf etsin ve Safa ile Merve arasında sa'y ederek traş olsun yahut saçını kısaltsın! Bu suretle gelecek sene haccedinceye kadar kendisine her şey helâl olur. Hedy kurbanı göndersin yahut onu bulamıyana oruç tutsun! dermiş. Bâbımız hadîsini İbn Abbâs (radıyallahü anh) 'dan rivâyet eden Tâvûs ile Saîd b. Cübeyr dahi şartı kabul etmediler. Bütün bunlar şartı çürütmeye kâfî gelen sebeplerdir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com