وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ مِسْعَرٍ، وَسُفْيَانَ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ، الْمُنْتَشِرِ عَنْ أَبِيهِ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ عُمَرَ، - رضى الله عنهما - يَقُولُ لأَنْ أُصْبِحَ مُطَّلِيًا بِقَطِرَانٍ أَحَبُّ إِلَىَّ مِنْ أَنْ أُصْبِحَ مُحْرِمًا أَنْضَخُ طِيبًا - قَالَ - فَدَخَلْتُ عَلَى عَائِشَةَ - رضى الله عنها - فَأَخْبَرْتُهَا بِقَوْلِهِ فَقَالَتْ طَيَّبْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَطَافَ فِي نِسَائِهِ ثُمَّ أَصْبَحَ مُحْرِمًا .
Türkçe Çeviri
Bize Ebû Küreyb rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Veki’, Mis'ar ile Süfyân'dan, onlar da İbrahim b. Muhammed b. Münteşirden, o da babasından naklen rivâyet etti. Babası Şöyle dedi: Ben, İbn Ömer (radıyallahü anhüma) 'yi: «Katrana bulanmış olarak sabahlamam, benim için ihrâmlı sabahlayıp da koku saçmamdan daha makbuldür, derken işittim. Bunun üzerine Âişe (radıyallahü anha) ’nın yanına girerek İbn Ömer'in söylediklerini ona haber verdim. Âişe : «Ben Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’i kokuladım da kadınlarını dolaştı, sonra ihrâmlı olarak sabahladı.» dedi. Bu hadîsi Buhârî «Kitâbü'l-Gusül»ün bir-iki yerinde, Nesai «Kitâbu't-Tahara»da tahric etmişlerdir. Ulemâdan Bazıları: « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in kadınlarım dolaşması cima'dan kinayedir.» demişlerdir. Nitekim karine de bunu göstermektedir. Çünkü bu babda rivâyet edilen Hazret-i Enes hadîsinde: « Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) bütün kadınlarını gecenin veya gündüzün bir saatinde dolaşırdı.» denilmiştir. «Yandahu» gi'li bâzı rivâyetlerde noktalı bâzılarında noktasız ha ile zaptedilmiştir. Nadıh: Bulaştırmak ve sürmek mânâsına gelir. Noktasız rivâyet dahi mânâ itibariyle buna yakındır. Zira «saçılmak» demektir. Kelime nasıl okunursa okunsun murad: Kokunun yayılmasıdır.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com