وَحَدَّثَنِي أَحْمَدُ بْنُ مَنِيعٍ، وَيَعْقُوبُ الدَّوْرَقِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، أَخْبَرَنَا مَنْصُورٌ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتْ كُنْتُ أُطَيِّبُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَبْلَ أَنْ يُحْرِمَ وَيَوْمَ النَّحْرِ قَبْلَ أَنْ يَطُوفَ بِالْبَيْتِ بِطِيبٍ فِيهِ مِسْكٌ .
Türkçe Çeviri
Bana Ahmed b. Meni' ile Yâkub-u Devraki rivâyet etti. Dediler ki: Bize Hüseyin rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Mansûr, Abdurrahman b. Kâsım'den, o da babasından, o da Âişe (radıyallahü anha) 'dan naklen haber verdi, Âişe : Ben, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in İhrama girmezden, bir de kurban bayramı günü Kabe'yi tavaf etmezden önce içinde misk bulunan bir kokuyla kokulardım.» demiş. Bu rivâyet, hille Kurban Bayramı günü Kabe'yi tavaf etmezden önce çıkıldığına delildir. Yukarda da işaret olunduğu vecihle hille bayram günü Cerare-i Akabe'de taş atmakla çıkılır. İmâm Mâlik 'e göre taşlan attıktan sonra hacılara cima', av ve kokudan mâada her şey helâl olur. Ancak koku sürünmek yine mekruh ise de fidye lâzım gelmez. Ekseri ulemâya göre taşları atmakla av ve koku sürünmek mubah olur. Delilleri bu rivâyettir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com