وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي فُدَيْكٍ، أَخْبَرَنَا الضَّحَّاكُ، عَنْ أَبِي الرِّجَالِ، عَنْ أُمِّهِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - أَنَّهَا قَالَتْ طَيَّبْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِحُرْمِهِ حِينَ أَحْرَمَ وَلِحِلِّهِ قَبْلَ أَنْ يُفِيضَ بِأَطْيَبِ مَا وَجَدْتُ .
Türkçe Çeviri
Bize Muhammed b. Râfi' rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İbn. Ebî Füdeyk rivâyet-etti. (Dedi ki) : Bize Dahhak, Ebur-Ricâl'dan, o im annesinden, o da Âişe (radıyallahü anha) 'dan naklen haber verdi. Âişe şöyle demis: . «Ben, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'i ihrama gireceği vakit ihramı için, tavâf-ı ifaza yi yapmazdan önce dahi hdli için bulabildiğim en güzel kokuyla kokulardım. Bu hadîsi Buhârî «Hacc» bahsinde tahric etmiştir. Hadîs-i Şerîf Hazret-i Âişe (radıyallahü anha) 'dan muhtelif tariklerle rivâyet olunmuştur. Tahavî onü on sekiz tarikden rivâyet etmiştir. Ebû Ömer İbn Abdilberr (368-463) : « Âişe hadîsi sahîh ve sabittir, ulemâ onun sıhhat ve sübûtu hususunda ihtilâf etmemişlerdir.» diyor. «Hurm» yahut «Hirm» hacc için ihrama girmektir. Yukarıda da işaret ettiğimiz yecihle hacca niyet eden bir kimse kadınla cima', dikişli elbise, kara avcılığı, koku sürünme, tırnak kesme ve şâire gibi şeyleri kendisine memnu'. olduğunu iltizâm ettiğinden niyete «İhram» denilmiştir. İhrâmın mânası: Harama girmektir. «Hıll» ihramdan çıkmaktır. Hacc fiilleri sona erince, hacc esnasında memnu olan şeyler hacılara tekrar mubah kılınmıştır, zira mani' za'il olunca memnu' avdet eder. îşte ibâdet sebebiyle memnu' olan şeylerin hacılara tekrar mubah kılınmasına «Hıll» yani helâle çıkmak ta'bir olunmuştur. . Beyti tavafdan murâd: Tavaf-ı ziyarettir. Buna «Tavâf-ı ifâza» denilir. Hadîsin bâzı rivâyetlerinde Hazret-i Âişe' nin: «Kokulardım» demiş olmasına bakarak yardımcı fiil «Kâne»nîn devam ve tekrar iktiza etmediğini söyleyenler olmuştur. Çünkü Hazret-i Âişe 'nin Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'e koku sürmesi bir defaya mahsus olmak üzere veda' haccında vuku' bulmuştur. Nitekim Urve rivâyetinde bu cihet tasrih olunmuştur. Bazıları buna î'tiraz etmiş ve: «İddia edilen şey ihram değil, koku sürmektir. Bir ihram için birkaç defa koku sürünmeye mani' yoktur» demişlerdir. İmâm Fahruddin-i Razi (544-606) «Kâne» fi'linin tekrar ve devam iktiza etmediğini söylemiş, buna mukabil İbn Ha-cib tekrar iktizâ ettiğine katiyetle kaail olmuştur. Ehl-i tahkik ulemadan bâzılarına göre «Kâne» tekrar iktizâ eder, lâkin bazan tekrar îcab etmediğine karine bulunur. Aynî de bu kavli tercih etmiştir. Bazıları Hazret-i Âişe 'nin yalnız bu rivâyette: «kokulardım» dediğini, sair rivâyetlerde «kokuladım» ta'birini kullandığım iddia etmişse de bu iddia doğru değildir, çünkü hadîsin birçok rivâyetlerinde «Kokulardım», «Kokulardım» ta'birleri kullanılmıştır. Nitekim Bâbımız rivâyetlerinin birkaçı da bu şekildedir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com