Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Hac (no. 2822)
وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّأَخْبَرَهُ أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ - رضى الله عنهما - قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَكِبَ رَاحِلَتَهُ بِذِي الْحُلَيْفَةِ ثُمَّ يُهِلُّ حِينَ تَسْتَوِي بِهِ قَائِمَةً
Türkçe Çeviri
Bana Harmeletü'bnü Yahya rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İbn Vehb haber verdi. (Dedi ki) : Bana Yûnus, İbn Şihâb'dan naklen haber verdi. Ona da Salim b. Abdillah, Salim'e de Abdullah b. Ömer (radıyallahu anhüma) haber vermiş. Dedi ki: «Ben, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'i Zü’l-Huleyfe'de hayvanına binerken gördüm. S«nr« hayvanı kendisini kaldırarak doğrulttuğu vakit telbiye getirdi.» Bu Hadisi Buhârî «Kitâbul-Vudu'» ve « Kitâbu’l-Libas »da, Ebû Dâvud «Kitabu'l-Hacc»da, Tirmizî «Şemail» de, Nesâî «Kitâbul-Tahâra»da muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir. Rüknü Yemâni:Kabe'nin köşelerinden Hacer-i Esvea'in bulunduğu köşedir. Bu köşe Irak tarafına baktığı için ona «RÜkn-ü Irâki» dahi derler. Bâzılarına göre Rüknü Yemânı, Hacer-i Esved'in bulunduğu köşeden evvelki köşedir. Yemen tarafına baktığı için ona «Rükn-ü Yemâni» denilmiştir. Bu iki köşeye Yemâniyyan» derler. Geri kalan iki köşeye de «Şamiyyan» denilmiştir. Ulemânın beyanına göre «Yemâni» denilen köşeler Hazret-i İbrâhim (aleyhisselâm) ’ın attığı temel üzerinde kalmışlardır. Sami denilenlerin yeri değiştirilmiştir. Bundan dolayıdır ki, «Rükn-ü Şâmi» denilen iki köşeye- istilâm yapılmaz. İstilâm Yemâni denilen köşelere yapılır. İstilâm: Hacer-i Esved'e elle dokunmak yahut öpmekdir. Bunları yapamayanlar sopa gibi bir şeyle dokunarak, dokundukları şeyi öperler. Septiyye denilen ayakkabılarından murâd: Tabanlanmış sığır derisinden yapılan ayakkabıdır. Bâzılarına göre septiyye: Derisi üzerinde kıl bulunmayan ayakkabıdır. Arapların âdeti deriyi tabaklamadan kılları ile ayakkabı yapmakmış. Tabaklanmış deriler Tâif gibi yerlerde yapılır, bunlardan yapılan ayakkabıları zenginler giyermiş. Hadîs-i Şerîf'deki sarıya boyanma tâbiri ile elbisenin boyanması ifâde olunmuştur. Ayakkabılarıyla abdest almakdan murâd: Abdest aldıktan sonra onları yaş ayakla giymektir. Terviye: Zi’l- Hicce'nin 8. günüdür. Bu güne ne için «Terviye» denildiği ihtilaflıdır. Bâzılarına göre Mina ile Araf at'da su bulunmadığından o gün insanlar zemzemden kana kana su içtikleri ve su tedarik ettikleri için bu isim verilmiştir. İkinci bir kavle göre: Âdem (aleyhisselâm) , Hazret-i Havva'yı o gün gördüğü için, başka bir kavle göre Cibrîl (aleyhisselâm) hacc ibâdetlerinin nasıl yapılacağını Hazret-i İbrahim'eo gün gösterdiği için terbiye denilmiştir. İbn Abbâs (radıyallahü anh) 'dan rivâyet olunan bir hadîse göre İbrahim (aleyhisselâm) 'a oğlunu kesmesi iğin uyku hâlinde iken vahy gelmiş, ertesi gün bu rüyanın şeytânı mi, yoksa rahmanı mi olduğunu düşündüğü için o güne terviye denilmiştir. Hazret-i İbrahim ertesi akşam rûyâyı tekrar görünce rahmânî olduğunu anlamış, bu sebeple ertesi güne de «Arafe» denilmiştir. İbn Abbâs (radıyallahü anh) hadîsini Beyhakî «Fedail-i Evkaat» bahsinde rivâyet etmiştir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbHac · Hac
Hadis No2822
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu
Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.
Araştırma
İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.İsnad Silsilesi
Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.
İsnad zinciri verisi bulunmuyor.
Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler
Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.