Ana sayfa/Kitaplar/Müslim · Oruç (Sıyâm) · 2767← ÖncekiSonraki →
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Oruç (Sıyâm) (no. 2767)
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنِ الشَّيْبَانِيِّ، عَنْ جَبَلَةَ، وَمُحَارِبٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ، - رضى الله عنهما - قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ تَحَيَّنُوا لَيْلَةَ الْقَدْرِ فِي الْعَشْرِ الأَوَاخِرِ ‏"‏ ‏.‏ أَوْ قَالَ ‏"‏ فِي التِّسْعِ الأَوَاخِرِ ‏"‏ ‏.‏
Türkçe Çeviri
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Aliyyü'bnü Müshir, Şeybâni'den, o da Cebele ile Muhârib'den, onlar dr İbn Ömer (radıyallahü anhüma) 'dan naklen rivâyet etti. İbnİ Ömer Şöyle dedi; Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Kadir Gecesini, son on gecede arayın. —Yahut son dokuz gecede arayın. —» buyurdular. Bu hadîsi Buhârî «Fadlu Leyleti'l-Kadir» Bâbında, Nesai «Kitâbu'r-Rüya-da tahric etmişlerdir. Hadîsin muhtelif rivâyetleri Kadir Gecesinin Ramazân-i Şerîf'in yirmisinden sonraki tek gecelerde aranacağın bildirmektedir. Kadir Gecesinin bin aydan daha hayırlı olduğu Kur'ân-ı Kerîm'in «Kadir» sûresinde beyân olunmuştur. Bu geceye niçin Kadir Gecesi nâmı verildiği hususunda ulemâ ihtilâf etmişlerdir. Bâzılarına göre «Kadirin mânâsı: Bir şey takdir etmek, ona paha biçmek demektir. Allahü teâla Hazretleri sene içinde geçecek vak'a-yı ve umuru o gece takdir buyurup hükmettiği için ona bu isim verilmiştir. Birtakımları o gecenin, ehemmiyet ve şerefinden dolayı bu isim verildiğini söylemişlerdir. Rivâyete göre Zührî: «O gece azamet ve şeref gecesidir.» demiştir. Ebû Bekr-i Verrâk'a göre mezkûr geceye Kadir denilmesi, kadr-u kıymeti olmayan kimselerin, o geceyi ihya etmekle kıymet kazandıkları içindir. Ulemâdan bazıları mü'minlerin o gece işledikleri salih ameller Allahü teâla ındinde makbul olduğu için bu ismin verildiğini, birtakımları da kadr-u kıymet sahibi olan, Kur'ân-ı Kerîm'in o gece indirilmesi sebebiyle Kadir Gecesi nâmı verildiğini söylemişlerdir O gece, yeryüzüne üç büyük melek indiği için bu ismin verildiğini söyliyenlerde vardır. İmâm Halîl b. Ahmed'e göre o gece yeryüzü meleklerle dolup taştığı için bu isim verilmiştir. Bu bâbda daha başka kaviller de vardır. Ne garîbdir ki Kur'ân-ı Kerîm'de: "Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır." buyurulduğu halde son asırulemâsından Mısırlı Şeyh Muhammed Abdüh , Kadir Gecesinin bizatihi hiç, bir fazileti olmadığını söylemiştir. Ezcümle Buhari ile Müslim 'in bu babda ittifakla tahric ettikleri birçok hadîslerin muztarib, zayıf ve uydurma" olduklarını iddia etmiştir. Halbuki sahîheynde bahusus Buhârî 'de uydurma hadîs bulunmak- şöyle dursun, bir tek zayıf hadîs bile yoktur. Ulemâ kitâbullah'dan sonra en sahih kitabin «Sahîh-i Buhârî » olduğunu söylemiş, birtakımları Müslim 'in «Sahîh »ini tercih etmişlerdir. Gerçi Buhârî 'de 300 kadar zayıf hadîs olduğu, «Sahîh-i Müslim »de dahi bu kabilden birçok hadîsler bulunduğu tesbît edilmişse de bunlar müstakillen hüküm ifâde etmek için değil, o bâbdaki esâs hadîslere şahit yani onları takviye ve te'yid için getirilmişlerdir. Biz sözle'sahîheyn’deki her zayıf hadîsin mutlaka sahîh bir rivâyeti de vardır. Hadîs ulemâsına göre sahîh bir hadîsi rivâyet ettikten sonra onu te'yid için aynı hadîsin zayıf bir rivâyetini nakletmekte hiç bir beis yoktur, İslâm düşmanlarının müslümanlığa hücûm için bu gibi zayıf hadîsleri ele alarak demagoji yapmalarına pek fazla hayret edilemez. Çünkü düşmandan zâten düşmanlık beklenir. Fakat bir müslüman âliminin hattâ müctehid geçinen bir zâtın en sahîh hadîslere «uydurma» damgası vurmasına ne mânâ verilir » bilemem?... Bereket versin ki Ezher Şeyhlerinden Abdurrahman Tâc , Kadir Gecesi hakkında yazdığı yirmi-otuz sahifelik küçük bir broşürle Muhammed Abdüh' e hak ettiği cevâbı vermiş, hatalarını birer birer yüzüne çarparak müslümanları Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in sahîh hadîslerine karşı tereddüt ve şüpheye düşmekten kurtarmıştır. Bizce Kadir Gecesinin fazileti hakkında Kur'ân-ı Kerîm'de hiç bir âyet bulunmasa, Kur'ân-ı Kerîm'in o gece nâzil olması aklen mezkûr gecenin yine pek mümtaz, pek şerefli olmasını iktizâ eder. Çünkü Kur'ân-ı Kerîm semavî kitapların sultanı mesabesindedir. Bir sultanı ağırlamak için ise saray gerekir. Onu bir kulübeye misafir almak şanına lâyık bir hürmet ve ta'zim olamaz. Şu halde akıl, semavi kitapların sultanını Allahü teâlâ hazretlerinin mutlaka mümtaz bir gecede indirmiş olmasına hakmeder, o gece de Kadir Geceşidir. Filvaki mezkûr gecenin akla uygun olarak pek mümtaz ve şerefli bir gece olduğunu Allahü teâlâ hazretleri: "Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır." âyet-i kerîmesi ile beyân buyurmuştur. Kur'ân-ı Kerîm'in o geceye şeref üstüne şeref, hayır üstüne hayır kattığı hususunda isek söz yoktur. Ulemâ, Kadir Gecesinin tâyini hususunda ihtilâf etmişlerdir. Ezcümle , Ramazan’ın ilk gecesi, onyedinci gecesi, onsekizinci gecesi, ondokuzuncu gecesi, yirmibirinci, yirmiüçüncü, yirmibeşinci, yirmi-yedinci, yirmidokuzuncu ve Ramazan’ın son gecesi olduğunu söyleyenler bulunmuştur. Çift gecelerde aranacağını iddia edenlerle, bütün senede ve bütün Ramazan'da aranması gerektiğini söyleyenler de vardır. İmâm A’zam 'a göre Kadir Gecesi Ramazan'dadır, yalnız her sene aynı geceye tesadüf etmeyip, bazen evvel bazen sonra gelir. İmâm Ebû Yûsuf'la İmâm Muhammed'e göre Kadir Gecesi değişmez, lâkin hangi gece olduğu belli değildir. Bir rivâyete göre Ramazan’ın yarısından sonra aranılacağını söylemişlerdir. İmâm Şafiî 'ye göre Kadir Gecesi Ramazan'in yirmisinden sonra gelir, yeri değişmez. Bu gece kıyâmete kadar bakidir. Ebû Bekir-i ftâzi: «Kadir Gecesi aylardan birine mahsus değildir.» demiştir. Hanefî iyye ulemâsının kavilleri de budur. Hattâ Kâdî Han, İmâm A’zam 'ın meşhur kavline göre Kadir Gecesinin sene içinde devrettiğini, bazen Ramazan'da, bazen de başka başka bir ayda geldiğini söylemiştir. Bu kavil İbn Mes'ûd ve İbn Abbâs (radıyallahü anhüma) ile İkrimeden ve diğer birtakım ulemâdan sahîh rivâyetlerle nakl-olunmuştur. El-Mühelleb bu kavli çürütmeye çalışmış ise de, Hatifliiler'e hücum edeyim derken İbn Mes'ûd ve İbni Abbâs (radıyallahü anh) hazerâtı gibi iki büyük sahâbinin kavillerini hiçe çıkarmak gaflet ve cür'etinde bulunmuştur. Sahâbe-i kirâm'dan Abdullah b. Zübeyir Kadir Gecesinin onyedinci, Ebû Said-i Hudrî yirmibirinci geceler olduğunu söylemişlerdir. İmâm Şafiî , Hazret-i İbn Saîd'in kavlini tercih etmiştir. Abdullah b. Üneys (radıyallahü anhüma) ’ya. göre Leyle-i Kadir Ramazan’ın yirmiüçüncü gecesidir. Sahabe, ikirâm'dan bir cemaatla İbn Abbâs (radıyallahü anh) yirmiyedinci gece, Bilâl (radıyallahü anh) yirmi-dördüncü, Hazret-i Ali ondokuzuncu gece olduğunu söylemişlerdir. Bu babda başka kaviller de vardır. Hattâ Leyl'e-i Kadir'in Şabaan’ın onbeşinci gecesi olduğunu söyliyenler bile bulunmuştur. Şiîler'le Râfizî'ler, Kadir Gecesinin kaldırıldığını iddia ederler. Abdürrazzâk'ın Hazret-i Abdullah b. Hanbes'den rivâyet ettiği bir hadîs Şiîler'le Râfizî'ler aleyhine delildir. Mezkûr hadisde: «Ebû Hüreyre'ye dedim ki: — -Kadir Gecesinin kaldırıldığı söyleniyor. Ne dersin? Ebû Hüreyre: — «Onu söyleyen yalan yapmış, cevâbını verdi.» denilmektedir. Zahirîler'den İbn Kazm, Kadir Gecesi hakkında şunları söylemiştir: «Ramazan yirmidokuz çekerse Kadir Gecesi hiç şüphesiz kalan on günün evvelindedir. O da ya yirmibirinci,. ya yirmiikimci, yahut yirmidördüncü veya yirmialtıncı yahut yirmisekizinci gecedir. Ramazan otuz çekerse: Son on gecenin iktidası seksiz olarak ya yirmibirinci, ya yirmiüçüncü, ya yirmibeşinci, yahut yir miyedinci veya yirmidokuzuncu gecedir.» Kadir Gecesinin Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanır. da. yalnız bir seneye mahsûs vâki olduğunu söyliyenler de vardır. Hasılı Kadir Gecesi hakkında kırkbeş kadar kavil vardır. Maamafih mefhûm-u adet muteber bir delîl olmadığı için rivâyetler arasında münâfaat yoktur. Ulemâdan bâzılarına göre Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Kadir Gecesini kat'î olarak tayin etmemiştir. Bu sebeple Ashâb-ı Kiram'dan her biri işittiği ile amel etmiştir. Ekser-i Ulemâ Kadir Gecesinin yirmiyedi Ramazan'da olduğunu söylemişlerdir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Etiketler:İbadetOruç
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbOruç (Sıyâm) · Oruç (Sıyâm)
Hadis No2767
Râvi sayısı
İlk râvi
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu

Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.

Araştırma

İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.

İsnad Silsilesi

Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.

İsnad zinciri verisi bulunmuyor.

Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler

Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.
AnaAraKitapRâviKonuOlayKabile