Ana sayfa/Kitaplar/Müslim · Oruç (Sıyâm) · 2750← ÖncekiSonraki →
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Oruç (Sıyâm) (no. 2750)
وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا مَهْدِيُّ بْنُ مَيْمُونٍ، عَنْ غَيْلاَنَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَعْبَدٍ الزِّمَّانِيِّ، عَنْ أَبِي قَتَادَةَ الأَنْصَارِيِّ، رضى الله عنه أَنَّرَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سُئِلَ عَنْ صَوْمِ الاِثْنَيْنِ فَقَالَ ‏ "‏ فِيهِ وُلِدْتُ وَفِيهِ أُنْزِلَ عَلَىَّ ‏"‏ ‏.‏
Türkçe Çeviri
Bana Züheyr b. Harb rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Abdurrahman b. Mehdî rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Mehdi b. Meymun, Gaylân'dan, o da Abdullah b. Ma'bed-i Zinınanî'den, o da Ebû Katâdete'l--Ensâri (radıyallahü dnh) ’dan naklen rivâyet eyledi ki Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’e pazartesi günü oruç tutmanın hükmü sorulmuş, o da: — «Ben, o gün doğdum, bana vahiy dahi o gün indirildi.» buyurmuşlar. Ulemânın beyânına göre Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in suâl soran zâta kızması, suâlini hoş karşılamadığı içindir. Çünkü sorulan bir suâle cevap vermek gerekir. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ise bu suâle vereceği cevaptan bir mefsedet doğar diye korkmuştu. Soran zât aldığı cevaptan vücûb mânâsı anlayabilirdi. Yâhüt Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in tuttuğu oruç ona az görünebilirdi. Halbuki Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Müslümanların dîni ve dünyevî birçok işleriyle meşgul bulunduğu gibi zevcelerinin hukukunu îfa etmek, misafirlerini ağırlamak, gelen hey'etleri kabul etmek vb. birçok vazifeleri de vardı. Bu sebeple hali daha ziyâdesini iktizâ etmekle beraber sırf ümmetine merhamet ve şefkatinden dolayı ibâdetlerde de iktisâta riâyet ederdi. Soran zât, suâlini yanlış sormuştu, ona gereken: «Ben, kaç gün oruç tutayım?» yahut : «Nasıl oruç tutayım » diyerek suâlini kendine tahsis etmekti. O zaman Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ' de başkalarına olduğu gibi ona da hâline göre cevap verirdi. «Bunun için bana takat verilmiş olmasını dilerim.» cümlesinin mânâsı, bâzılarına göre «Ümmetimin buna tâkât getirmesini dilerim.» demektir. Zira "Peygambev (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimiz orucun bu derecesine ve daha ziyâdesine muktedir idi. Visal orucu tutar ve kendisine bu hususta uymak isteyen ashabına ; «Ben, sizin gibi değilim. Çünkü ben gecemi, Rabbim meni doyurup suladığı halde geçiririm.» buyururdu. Hadîsin ikinci rivâyetindeki: «Keski Allah bunun için bize kuvvet ihsan etse...» cümlesi de bu le'vili te'yid eder. Mezkûr cümleyi zevcelerîyle sair müslümanlar hakkında söylemiş olması ihtimâli de vardır. Fahr-i Kainat (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimiz arafe orucu hakkındaki sözleriyle, bu orucun iki senenin günahlarına keffâret olacağını anlatmışlardır. Buradaki günahlardan murâd: Abdest Bâbında görüldüğü veçhile küçük günahlardır. cümlesi şeklinde de rivâyet olunmuştur. Kâdi Iyâz her iki rivâyetin sahih olduğunu söyler. İkinci rivâyete göre mânâ: «Onu vehim zannettiğimiz için...» demek olur, Kâdî îyâz diyor ki: «Râvinin (Perşembe gününü zikretmedik.) demesi, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : (Ben, o gün doğdum, bana Peygamberlik de o günde verildi.) buyurduğu içindir. Sair rivâyetlerden anlaşılacağı üzere Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in doğduğu ve kendisine Peygamber lik verildiği gün pazartesidir. Bu sebeple İmâm Müslim , Şu'be rivâyetindeki perşembe gününü zikretmemiştir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Etiketler:Oruçİbadet
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbOruç (Sıyâm) · Oruç (Sıyâm)
Hadis No2750
Râvi sayısı
İlk râvi
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu

Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.

Araştırma

İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.

İsnad Silsilesi

Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.

İsnad zinciri verisi bulunmuyor.

Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler

Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.
AnaAraKitapRâviKonuOlayKabile