وَحَدَّثَنِي أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا حُسَيْنٌ، - يَعْنِي الْجُعْفِيَّ - عَنْ زَائِدَةَ، عَنْ هِشَامٍ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، - رضى الله عنه - عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ تَخْتَصُّوا لَيْلَةَ الْجُمُعَةِ بِقِيَامٍ مِنْ بَيْنِ اللَّيَالِي وَلاَ تَخُصُّوا يَوْمَ الْجُمُعَةِ بِصِيَامٍ مِنْ بَيْنِ الأَيَّامِ إِلاَّ أَنْ يَكُونَ فِي صَوْمٍ يَصُومُهُ أَحَدُكُمْ " .
Türkçe Çeviri
Bana Ebû Küreyb rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Hüseyin yani Cû'fi, Zâide'den, o da Hişâm'dan, o da İbn Sîrin'den, o da Ebû Hüreyre (radıyallahü anh) 'dan, o da Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’den naklen rivâyet etti: «Geceler arasından cuma gecesini nafile oruç için tahsis etmeyin. Ancak birinizin tutmafaa olduğu orucuna tesaadüf ederse o başka.» buyurmuşlar. Bu hadîsi Buhâr'i ile İbn Mâce dahi «Kitâbu's-Savm» da tahrîc etmişlerdir. Hadîsin muhtelif rivâyetleri vardır. İmâm Ahmed 'in tahric ettiği bir rivâyette: «Bir adam Ebû Hüreyreye: — Cuma günü oruç tutmaktan halkı meneden ten misin ? dedi. Ebû Hüreyre üç defa: — Evet, Kabe'nin Rabbine yemin ederim ki benim, Ben hakikaten Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem) «Sizden biriniz yalnız başına Cuma günü oruç tutamaz. Ancak onunla birlikte başka günlerde de tutarsa ne âla.» buyururken işittim. Dedim.» buyurulmaktadır. Bu hadîsler mutlak olarak vârid olan Câbir hadîsini takyid etmektedirler. İstisnadan anlaşılıyor ki bir gün evvelinden yahut bir gün sonra da tutmak suretiyle Cuma günü oruç caizdir. Oruç tutmayı âdet edinenlerin dahi Cumâ'ya tesadüf ettikleri zaman o günü tutmaları caizdir. Nenevî diyor ki: Bu hâdisde cuma gecesini nafile namaz için, cuma gününü de nafile oruç için tahsîs etmekten sarahaten nehiy buyurulmuştur.» Ulemâ bunun mekruh olduğuna ittifak etmişlerdir. Nevevî «Regaib» denilen namazın da bilittifak mekruh olduğunu söylemekte, bunu bü'atçıların uydurdukları münker bir bid'attan olduğundan bahisle uyduranlara lanet okunmaktadır.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com