وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ الأَحْمَرُ، عَنْ حُمَيْدٍ، قَالَ خَرَجْتُ فَصُمْتُ فَقَالُوا لِي أَعِدْ . قَالَ فَقُلْتُ إِنَّ أَنَسًا أَخْبَرَنِي أَنَّ أَصْحَابَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانُوا يُسَافِرُونَ فَلاَ يَعِيبُ الصَّائِمُ عَلَى الْمُفْطِرِ وَلاَ الْمُفْطِرُ عَلَى الصَّائِمِ . فَلَقِيتُ ابْنَ أَبِي مُلَيْكَةَ فَأَخْبَرَنِي عَنْ عَائِشَةَ - رضى الله عنها - بِمِثْلِهِ .
Bu kayıttaki metin
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Ebû Hâlid-i Ahmar, Humeyd'den, rivâyet etti. (Dedi ki) : Sefere çıktım ve oruç tuttum. Bana: — «Orucunu kaza et,» dediler. Ben de (onlara) : — «Bana Enes haber verdi. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in as-bâbı sefere çıkarlar fakat ne oruç tutan tutmayanı ayıplarmış, ne de tutmayan tutanı.» dedim. Müteakiben İbn Ebî Müleyke'ye rastladım, bana o da Âişe (radıyallahü anha) 'dan bu hadîsin mislini rivâyet etti. Hazret-i Enes Rivâyetini Buhârî «Kitâbu's-Savm» da tahrîc etmiştir. Bu rivâyetler dahi gerek lafız gerekse hüküm itibarı ile yukardakiler gibi seferde oruç tutmayı caiz görmiyenler aleyhine delildirler. Rivâyetlerin umûmundan anlaşılıyor ki seferde orucu terketmek vâcıb değil, bir ruhsattır. Fakat kudreti olanların oruç tutması yine de efdaldır. Zîra gördük ki rivâyetlerin birinde: «Allahın size verdiği bu ruhsatı tutun.» buyurulmuştur. Bu cümleden murâd Orucu tutmaya teşviktir. Gerçi ravi mezkûr cümleyi unutmuştur. Lâkin onu vaktiyle mevsuk bir râviden dinlemişse muhakkik usûl-i fıkıh ulemâsı ile muhaddislere göre unutmasının hiç bir zararı yoktur. Yalnız Kerhî ile ona tâbi olurlarsa böyle bir hadîsle amel olunmaz. Râvi, bir hadîs sorulunca «Onu ben rivâyet etmedim.» derse o bahîslp. bütün ulemâya göre açel caiz olmaz.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com