حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عُثْمَانَ النَّوْفَلِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، أَنَّهُ سَأَلَ أُمَّ سَلَمَةَ - رضى الله عنها - عَنِ الرَّجُلِ يُصْبِحُ جُنُبًا أَيَصُومُ قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصْبِحُ جُنُبًا مِنْ غَيْرِ احْتِلاَمٍ ثُمَّ يَصُومُ .
Türkçe Çeviri
Bize Ahmed b. Osman En-Nevfelî rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Ebû Asım rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İbn Cüreyc rivâyet etti. (Dedi ki) : Bana Muhammed b. Yûsuf, Süleyman b. Yesâr'dan naklen haber verdi ki, Süleyman, Ümmü Seleme (radıyallahü anha) 'ya: — «Cünüb olarak sabahlayan bir adam oruç tutacak mı?» diye sormuş. Ümmü Seleme (radıyallahü anh) : « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ihtilamdan başka bir sebeple cünub olarak sabahlar, sonra oruç tutardı.» demiş. Bu rivâyetler dahi cünüb olarak sabahlı yan bir kimsenin orucu bozulmadığına delildirler. Az yukarda da işaret ettiğimiz vecihle Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in fetvası soran zâta cam sıkılmışdır. Çünkü soran zât Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in memnu olan bir fiili işlediğine, ancak gelmiş geçmiş bütün günahları affedildiği için bundan mes'ûl olmıyacağına kanaat getirmiştir, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ; «Ben sizin en ziyâde Allah'dan korkanınızın)... ilâh...» buyurarak o zâta red cevâbı vermiştir. Hazret-i Âişe hadîsi Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in fiillerine uymanın vücûbuna delildir. İmâm Mâlik ile diğer bir çok Bağdat ulemâsının ve ekseri Şafiî lerin kavilleri budur. Şafiî lerin bir çoklarına göre Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in fiillerine uymak mendûbdur. Bazıları mubah olduğunu söylemişlerdir. Bu hususta usul-i fıkıh kitaplarında tafsilat vardır. Şöyle ki:
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com