Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Oruç (Sıyâm) (no. 2549)
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ أَخْبَرَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ صُهَيْبٍ، عَنْ أَنَسٍ، ح . وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، عَنِ ابْنِ عُلَيَّةَ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ، عَنْ أَنَسٍ، رضى الله عنه ح . وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، وَعَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ صُهَيْبٍ، عَنْ أَنَسٍ، - رضى الله عنه - قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " تَسَحَّرُوا فَإِنَّ فِي السُّحُورِ بَرَكَةً " .
Türkçe Çeviri
Bize Kuteyebtü'fanü Said dahi rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Ebû Avâ-ne, Katâde ile Abdülazîz b. Süheyb'den, onlar da En es (radıyallahü anh) ’dan naklen rivâyet etti, Enes şöyle dedi: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Sahur yeyin. Çünkü sahurda bereket vardır.» buyurdular. Bu hadîsi Buhârî , Tirmizî , Nesâî ve İbn Mâce «Kitâbu's-Savm» da tahric etmişlerdir. Tirmizî onu tahric ettikten sonra: «Bu bâbda Ebû Hüreyre, Abdullah b. Mes'ûd, Câbir b. Abdillah, İbn Abbâs, Amru'bnü'l - Astrbâd b. Sâriye, Utbetü'bnü Abd ve Ebû'd-Derdâ (radıyallahü anhûm) hazerâtından da hadîsler rivâyet olunmuştur.» demektedir. Bunlardan maada Hazret-i Ali, Abdullah b. Amr, Abdullah b. Ömer, Ebû Ümame, Ebû Said-i Hudri, Mikdân b. Ma'dikerib, Âişe , Meyserâ (radıyallahü anhüm) ile ismi bilinmeyen bir zâtdan da hadîsler rivâyet olunmuştur: 1) Ebû Hüreyre (radıyallahü anh) hadisini Nesâî hem merfû hem mevkuf olarak rivâyet etmiştir. Lâfzı Bâbımızın Enes (radıyallahü anh) hadîsi gibidir. Ebû Ya'lâ'nın rivâyetinde: — Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) sahur yemeği ile tirit hakkında bereket duasında bulundu.»; başka bir rivâyetinde de: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Sahur berekettir, tirit berekettir, cemâat da berekettir, buyurdular.» denilmektedir. 2) Abdullah b. Mes'ud hadîsini yine Nesâî merfû ve mevkuf olarak tahrîc etmiş: «Mevkuf olması daha doğrudur.» demiştir. 3) Câbir (radıyallahü anh) hadîsini İbn Adiyy «El-Ka-mil» nâm eserinde Bâbımız hadisi tarzında rivâyet etmiştir. 4) İbn Abbâs (radıyallahü anh) hadîsini İbn Mâce tahric etmiştir. Mezkûr hadîsde Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Sahur yemeğinden gündüzün orucu kaylûleleden de gecenin namazı İçin istifade edin.» buyurmuşlardır. Bu hadîsi Hâkim de «Müstedrek» inde tahrîc etmiştir. 5) Amru'bnü'l-Âs hadîsini Müslim ile Nesâî tahrîc etmişlerdir. Bâbımızda bu hadîsden sonra görülecektir. 6) îrbâd b. Sâriye hadîsini Ebû Dâvud ile Nesâî tahrîc etmişlerdir. Hazret-i İrbâd Şöyle deditir: «Beni, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Ramazanda sahur yemeğine davet etti de: «Mübarek yemeğe buyur, dedi.» Nasâi'nin rivâyetinde «Buyur» yerine -Buyurun» denilmiştir. Bu hadîsi İbn ; Hibbân dahi «Sahîh»inde tahrîc etmiş, İbn’l-Kattâr ise zayıf bulmuştur. 7) Utbetü'bnü Abd ile Ebû'd-Berdâ' rivâyetini İbn Adiyy «El-Kamil» nâm eserinde tahrîc etmiştir. Bu rivâyette Utbe ile Ebû'd - Derdâ' (radıyallahü anh) Şöyle dedilerdir: « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) gecenin sonunda sahur yiyin, buyurdu. Bunun mübarek bir öğün olduğunu söylüyordu.» 8) Hazret-i Ali hadîsini yine İbn Adiyye tahrîc etmiştir. Bu hadîste Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) .; «Bir yudum suyla olsun sahur yapın, bir vudum suyla olsun İftar edin.» buyurmuşlar. Yalnız hadîsin senedinde metruk bir râvi olan Hüseyin b. Abdullah vardır. 9) Abdullah b. Amr (radıyallahü anh) hadisini İbn Hibban «Sahih» inde rivâyet etmiştir. Bu rivâyette dahi: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : — «Bir yudum suyla olsun sahur yapın, buyurdular.» denilmektedir. 10) Abdullah b. Ömer (radıyallahü anh) hadîsini yine İbn Hibbân tahric etmiştir. Mezkûr rivâyette Hazret-i Abdullah şöyle demektedir: Resû-lüllalı (sallallahü aleyhi ve sellem) : — «Şüphesiz ki Allah ve melekleri sahur yiyenlere sa'lat eylerler.» buyurdu. 11) Ebû Ümâme (radıyallahü anh) hadisini Taberâni «Müsned» inde tahrîc etmiştir. Hazret-i Ebû Ümâme şöyle deditir: Een, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'i: — «Ya Rabbî, Ümmetime sahur yemeğinde bereket ver. (Ey ümmetim) , bir yudum suyla, bir hurma tanesiyle, bir kaç kuru üzüm tanesiyle de olsa sahur yapın. Zira melekler size Salât eylerler, buyururken işittim.» Hadisin isnadı hakkında süz edilmiştir. 12) Ebû Saîd-i Hudrî (radıyallahü anh) hadîsini İmâm Ahmed b. Hanbel «Müsned» inde tahrîc etmiştir. Hazret-i Ebû Saîd şöyle demektedir: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : — «Sahur berekettir, velev ki biriniz onu bir yudum suyla yapsın. Çünkü Allah azze ve celle ile melekleri sahur yiyenlere salât eylerler, buyurdu.» Bu hadîsi İbn Adiyy dahi biraz lâfız farkıyla rivâyet etmiştir, îsnâdı hakkında söz edilmiştir. 13) Mikdân b. Ma'dikerîb (radıyallahü anh) hadîsini Nesâî merfû ve mürsel olarak rivâyet etmiştir. Bu hadîste Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Sahura devam edin. Çünkü o mübarek bir öğündür.» buyurmuşlardır. 14) Âişe (radıyallahü anha) hadîsini Ebû Ya'la -Müsned» inde tahrîc etmiştir. Mezkûr rivâyette Hazret-i Âişe şunları söylemiştir. « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): — Bize mübarek yemeği yani sahuru getir, buyurdular. Halbuki çok defa bu yemek iki hurma tanesinden ibaret olurdu.» 15) Meyserâ hadîsini Ebû Nuaym-ı İsfahani tahrîc etmiştir. Meyserâ (radıyallahü anh) Şöyle deditir; Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : — «Bir lokma veya bir kaşık çorba ile olsun sahur yapın. Çünkü o, bereket yemeğidir. Sahur sizin orucunuzla Hiristiyanların orucu arasında huduttur.» buyurdular. Bu hadîs hakkında soz edilmiştir. Zehebi, Meyser' (radıyallahü anh) ’in Basra bedevilerinden bir sahâbi olduğunu, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’e: — Sen ne zaman Peygamber oldun ya Resûlüllah ? diye sorduğunu kaydeder. 16) îsmi bilinmiyen sahâbinin hadîsini Nesâî tahrîc etmiştir. Bu hadîste: « Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in yanına girdim, sahür yemeği yiyiyordu: — Bu yemek berekettir, bu sîze Allah'ın verdiği bir berekettir. Onu bırakmayın, buyurdular.» denilmektedir. Râviler, mutemetdirler. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in «Sahur yiyin, emri bilıuım nedib ifâde eder. Sahur kelimesi: «Suhur» şeklinde de rivâyet edilmiştir. Bereket kelimesini ulemâ muhtelif şekillerde tefsir etmişlerdir. Şöyle ki: a) «Bereket» den murâd: Az olan yiyeceğe oruca yardımı olaenk şekilde kuvvet bahşetmektir. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in: «Bir yudum suyla, bir hurma tanesiyle de olsa...» buyurması bunu delâlet eder. Bu, Allah'ın halk ettiği bir hususiyettir. b) «Bereket» den murâd: Muâhaza olunmamaktır. Nitekim Hazret-i Ebû Hüreyre'den rivâyet olunan bir hadîsde: — «Uç şey vardır ki bunlar üzerine kul hesaba çekilmez: Sahur yemeği, iftar yemeği ve din kardeşleriyle birlikte yenilen yemek.» buyurulmuştur. c) Bereketten murâd: Oruç vb. gibi gündüz amellerine kuvvet kazanmaktır. d) Bereket'den ruhsat ve sadaka mânâsı kastedilmiştir. Bu ruhsat iftar zamanında yemek üzerine yemekden ibaretti, sonra nesholundu. Bereket lugatta «Ziyade- ve «Artış» mânâsına gelir. Kâdi Iyâz: «Bu bereket sahura kalkan kimsenin zikir, namaz istiğfar vb. gibi ziyâde amellerinden ibaret de olabilir. Zira insan sahura kalkmasa bunları yapamaz, onları terketmiş olur.» diyor. Ulemânın ihtilâfından çıkmak için her gün oruca ayrı ayrı niyetlenmeyi de bunlar meyânında zikrediyor. İbni Dakiki’l-îd'e göre burada ki bereket uhrevî amellere ve dünyevî amellere de âit olabilir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbOruç (Sıyâm) · Oruç (Sıyâm)
Hadis No2549
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu
Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.
Araştırma
İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.İsnad Silsilesi
Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.
İsnad zinciri verisi bulunmuyor.
Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler
Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.