Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Oruç (Sıyâm) (no. 2535)
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ سَهْلٍ التَّمِيمِيُّ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ إِسْحَاقَ قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي مَرْيَمَ، أَخْبَرَنَا أَبُو غَسَّانَ، حَدَّثَنِي أَبُو حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، - رضى الله عنه - قَالَ لَمَّا نَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ { وَكُلُوا وَاشْرَبُوا حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَكُمُ الْخَيْطُ الأَبْيَضُ مِنَ الْخَيْطِ الأَسْوَدِ} قَالَ فَكَانَ الرَّجُلُ إِذَا أَرَادَ الصَّوْمَ رَبَطَ أَحَدُهُمْ فِي رِجْلَيْهِ الْخَيْطَ الأَسْوَدَ وَالْخَيْطَ الأَبْيَضَ فَلاَ يَزَالُ يَأْكُلُ وَيَشْرَبُ حَتَّى يَتَبَيَّنَ لَهُ رِئْيُهُمَا فَأَنْزَلَ اللَّهُ بَعْدَ ذَلِكَ { مِنَ الْفَجْرِ} فَعَلِمُوا أَنَّمَا يَعْنِي بِذَلِكَ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ .
Türkçe Çeviri
Bana Muhammed b. Sehl Et-Temimi İle Ebû Bekir b. İshâk rivâyet ettiler. (Dediler ki) : Bize İbn Ebî Meryem rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Ebû Gassân haber verdi. (Dedi ki) : Bana Ebû Hâzini, Sehl b. Sa'd (radıyallahü anh) 'dan naklen rivâyet etti. Sehl şöyle demiş. Şu âyet (yani) : (Size ak iplik kara iplikten seçilinceye kadar yiyin, için) kavl-i ilâhisi nâzil olunca bazı kimseler oruç tutmak istedimi her biri ayaklarına bir siyah bir de beyaz iplik bağlarlar da, bu iplikleri birbirinden seçinceye kadar yiyip içmeye devam ederlerdi. Bundan sonra Allah (Fecirin) ayetini indirdi. Bu suretle Allah'ın bu âyetten gece ile gündüzü murâd ettiğini anladılar. Bu hadîsi Buhârî «Kitâbu'l Savm» ile «Kitâbu't-Tefsir» de Nesâî «Kitabu's-Savm» da muhtelif râvilerden tahric etmiştir. Bundan evvelki hadîsde Hazret-i Adiyy'in biri beyaz diğeri siyah ikî ipi yastığının altına koyduğu bildirilmişti. Bu hadîsde Ashâb-ı Kiram'dan bâzılarının iki ipliği ayaklarına bağladıkları görülüyor. Fakat iki rivâyet arasında münâfaat yoktur. Zira bâzılarının iplikleri yastıklarının altına koyması, diğerlerinin ayaklarına bağlaması mümkündür. Ulemâdan bir takımları iki rivâyetin arasını bulmak için Ashâb’ın sahur zamanına kadar iplikleri yastıklarının altında unuttukları, sahur zamanında onları ayaklarına bağladıkları ihtimâlinden bahsetmişlerse de, bu ihtimâl uzak görülmüştür. Çünkü o zaman kendileri uyanık bulunacakları için ayaklarına iplik bağlamaya hacet yoktur. Ellerinde onları daha iyi görürler. Ri'y: Manzara demektir. Bazıları bu kelimeyi «ra'y» ve «ri'iyy» şeklinde rivâyet etmişlerdir. Fakat Kâdî îyâz buna itiraz etmiş, hatâ olduğunu söylemiştir. Bu şekilde rivâyet sahih olsa bile mer'i yani görünen mânâsına geleceğini bildirmiştir. Kurtubî (?-656) , Hazret-i Adiyy rivâyeti ile bu rivâyetin arasını bulmuş ve: Adiyy rivâyetinin Sehl rivâyetinden sonra vârid olabileceğinden bahisle Hazret-i Adiyy'in, Sehl rivâyetin-deki macerayı işitmemiş olması ihtimalini ileri sürmüştür. Maamafih yine Kurtubî 'nin beyânına göre her iki hadîsin aynı kazıyye hakkında vârid olması muhtemeldir. Yalnız râvilerden bazısı âyetteki «Fecir» kelimesini muttasıl olarak zikretmiş, Bazıları onu âyetten ayırmışlardır. Çünkü bu kelime âyet-i kerîme'nin baş tarafından hayli zaman sonra nâzil olmuştur. Bazıları bir sene sonra indirildiğini söylerler. Tahavî'nin rivâyetine göre âyet-i kerîme nâzil olduktan sonra Ashâb-ı Kiram bir müddet fecir doğuncaya kadar yiyip içmeye devam etmişler, sonra Allahü teâlâ hazretleri fecir kaydını indirmekle bu hükmü neshetmiştir. Fakat Kâdî îyâz, Tahavî'nin bu sözüne itirazda bulunmuş ve hükmün onun dediği gibi evvelâ sabit olup, sonradan neshedilme-ffifiirıi hadisden muradın bu işi bazı Bedeviler’in te'vil suretiyle yaptıklarını beyândan ibaret olduğunu söylemiştir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbOruç (Sıyâm) · Oruç (Sıyâm)
Hadis No2535
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu
Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.
Araştırma
İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.İsnad Silsilesi
Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.
İsnad zinciri verisi bulunmuyor.
Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler
Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.