حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَيُونُسُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي عَمْرُو، بْنُ الْحَارِثِ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَبِي عُبَيْدٍ، مَوْلَى عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لأَنْ يَحْتَزِمَ أَحَدُكُمْ حُزْمَةً مِنْ حَطَبٍ فَيَحْمِلَهَا عَلَى ظَهْرِهِ فَيَبِيعَهَا خَيْرٌ لَهُ مِنْ أَنْ يَسْأَلَ رَجُلاً يُعْطِيهِ أَوْ يَمْنَعُهُ " .
Türkçe Çeviri
Bana Ebû't-Tâhir ile Yûnus b. Abdil'a'lâ rivâyet ettiler. (Dediler ki) : Bize İbn Vehb rivâyet etti. (Dedi ki) -. Bana Amr b. Haris, İbn Şihâb'dan, o da Abdurrahmân b. Avf'ın azatlısı Ebû Ubeyd'den naklen haber verdi. Ebû Ubeyd, Ebû Hüreyre'yi şunları söylerken işitmiş: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Sizden birinizin bir sırt odun toplaması ve onu sırtına yüklenerek satması, kendisi için versin vermesin, bir adama el açmaktan daha hayırlıdır.» buyurdular. Bu hadîsi Buhârî «Zekât» bahsinin bir iki yerinde ve «Kitâbü'l-Buyû'»'da, Nesâî «Zekât»'da tahrîc etmişlerdir. Hadîs-i şerif: Çalışıp kazanmaya iktidarı olan bir kimsenin mutlaka helâlından kazanarak yemesi gerektiğini bildiriyor. Görülüyor ki, sırtla odun taşıyarak yahut hammallık ederek geçim te'mîn etmek ne ayıptır, ne günah!.. Ayıp hattâ haram olan meslek, el ayak tutarken dilencilik etmektir. Dilencilik bir kazanç te'mîn etse de etmese de çirkin bir iştir. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «verse de vermese de...» buyurmakla buna işaret etmiştir. Zira dilecinin istediği verilirse kendisi minnet ve dilenme zilleti altında kaldığı gibi, verilmediği takdirde dahi haybet ve husrân zilletine ma'rûz kalır. Bundan dolayıdır ki, Ashâb-ı kirâm' dan birinin yere kamçısı düşse onu kimseden istemezlermiş. Nitekim bundan sonraki ha-disde görülecektir. Dilenciliğin kötülüğü hakkında Ashâb-ı Kiram' dan: Atıyyetü's-Sa'dî, İbn Mes'ûd, Abdullah b. Amr, Hubeyş b. Cünâde, Ebû Hüreyre, Kabîsatü'bnü Muhârik, Enes b. Mâlik, Abdurrahmân b. Ebî Bekr, İmrân b. Husayn, Sevbân, Mes'ûd b. Imrân, Câbir, isimleri verilmeyen iki zât, Ebû Saîd-i Hudri, Sehl b. Hanzele, Beni Esed'den bir zât, Müzeyne'den bir zât, Ali b. Ebi Tâlib, İbn Abbâs, Muâviye, Semûratü Benû Cündeb, Ebû Ümame, Ebû Zerr, Adiyy-i Cüzâmî, Firâsî ve Aziz b. Amr (radıyallahü anhüm) hazerâtından hadîsler rivâyet olunmuştur. Bu hadîsleri Aynî , Buhârî şerhinde şöyle sıralamıştır:
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com