حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ مَالِكِ بْنِ أَنَسٍ، فِيمَا قُرِئَ عَلَيْهِ عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ، اللَّهِ بْنِ عُمَرَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ وَهُوَ عَلَى الْمِنْبَرِ وَهُوَ يَذْكُرُ الصَّدَقَةَ وَالتَّعَفُّفَ عَنِ الْمَسْأَلَةِ " الْيَدُ الْعُلْيَا خَيْرٌ مِنَ الْيَدِ السُّفْلَى وَالْيَدُ الْعُلْيَا الْمُنْفِقَةُ وَالسُّفْلَى السَّائِلَةُ " .
Türkçe Çeviri
Bize Kuteybetü'bnü Saîd, Mâlik b. Enes'den, ona okunanlar meyânında Nâfi'den, o da Abdullah b. Ömer'den naklen rivâyette bulundu ki, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) minber üzerinde sadakayı ve dilenmekten nezîh kalmayı anlatırken: «Yüksek el, alçak elden daha hayırlıdır. Yüksek elden murâd: Veren; alçak'tan murâd da: Dilenen eldir.» buyurmuşlar. Bu hadîsi Buhârî «Zekât» bahsinde tahrîc etmiştir. Hadîs-i şerif Ebû Dâvûd ile Nesâî ' nin «Sahih»' lerinde dahi mevcuttur. Hadisin iki tarîki vardır. Birinci tarîkinde Ebû Nu'mân'dan, ikinci tarikinde Abdullah b. Mesleme' den rivâyet olunmuştur. Bâzı tariklerde «Münfika» yerine «Müteaffife» denilmiştir. İbn'l-Arabi: « Ebû Dâvûd onu bu şekilde rivâyet etmiştir.» demişse de, Aynî bu bu sözü hatalı bulmaktadır. Çünkü Ebû Dâvûd , hadîsi İmâm Mâlik ' den, o da Nâfi'den, o da İbn Ömer' den naklen «Münfika» lâfzı ile tahric ettikten sonra: Eyyûb'un, Nâfi'den rivâyeti ihtilaflıdır. Abdül vâris demişse de, ekseri râviler Hammâd b. Zeyd' den, o da Eyyûb'dan naklen şeklinde rivâyet etmişlerdir. Bir tanesi «Müteaffiye» tâbirini kullanmıştır.» demiştir. Haattâbi «El-Maâlim» nâm eserinde «Müteaffife» rivâyetini tercih etmiş ve: «Bu rivâyet daha muvafık; mânâ ittibârı ile daha sahihtir. Çünkü İbn Ömer bu hadîste sadakayı anlatırken teaffüf kelimesini kullanmıştır...» demiştir. İbn Abdilberr ise «Et-Temhîd» adlı eserinde «Münfika» rivâyetini tercih etmiş, onun evlâ ve sevaba daha yakın olduğunu bildirmiştir. Buhari Müslim ' deki rivâyeti dahi «Münfika» şeklindedir. Nevevî bu rivâyetin sahih olduğunu söyledikten sonra: «Her iki rivâyetin sahih olması da muhtemeldir. Zîrâ «Münfika» kelimesi mâ'nâ i'tibârı ile «Sâile»'den: A'lâ olduğu için «Müteaffife» dahi «Sâile»'den â'lâdır.» demiştir. Cumhûr'a göre yüksek elden murâd: Sadaka veren eldir. Bazıları yüksek el sadaka alan, alçak el sadaka vermeyendir, demişlerdir. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bu hadîsleri ile zengini sadaka vermeye, fakiri de dilenmekten nezih davranmaya teşvik buyurmakta ve dilenmeyi zemmetmektedir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com