وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا حَاتِمٌ، - يَعْنِي ابْنَ إِسْمَاعِيلَ - عَنْ يَزِيدَ، - يَعْنِي ابْنَ أَبِي عُبَيْدٍ - قَالَ سَمِعْتُ عُمَيْرًا، مَوْلَى آبِي اللَّحْمِ قَالَ أَمَرَنِي مَوْلاَىَ أَنْ أُقَدِّدَ، لَحْمًا فَجَاءَنِي مِسْكِينٌ فَأَطْعَمْتُهُ مِنْهُ فَعَلِمَ بِذَلِكَ مَوْلاَىَ فَضَرَبَنِي فَأَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لَهُ فَدَعَاهُ . فَقَالَ " لِمَ ضَرَبْتَهُ " . فَقَالَ يُعْطِي طَعَامِي بِغَيْرِ أَنْ آمُرَهُ . فَقَالَ " الأَجْرُ بَيْنَكُمَا " .
Türkçe Çeviri
Bize Kuteybetü'bnu Saîd rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Hatim yani İbn İsmâîl, Yezîd yani İbn Ebî Ubeyd'den rivâyet etti. (Dedi ki) : Ben, Âbi'l-Lâhm'ın azatlısı Umeyr'den dinledim, şöyle dedi: Sahibını bana et doğramamı emretti. Derken yanıma bir fakir geldi, ben de kendisine bu etten yedirdim. Sahibını bunu öğrenince be- ni dövdü. Bunun üzerine ben, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’e gelerek hâdiseyi kendisine anlattım. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) onu çağırdı ve: — «Bunu niçin dövdün?» diye sordu. Sahibim: — «Emrim olmaksızın yiyeceğimi başkasına veriyor.» dedi. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) — «Sevap ikinize birdendir.» buyurdular. «Evet, ecir de aranızda yarı olur.» cümlesi hakkında Nevevî (631-676) şunları söylemiştir: « Bu hadis yukarıda geçtiği vecîhle Hazret-i Umeyrin efendisinin razı olacağını bildiği miktarda sadaka vermesi için izin aldığına hamledilmiştir. İkinci rivâyet dahi Hazret-i Umeyr'in efendisinin razı olacağını zannettiği bir miktar et verdiğine mahmuldür. Fakat efendisi razı olmamıştır. Binâenaleyh Umeyr için ecir vardır. Çünkü tâat itikaad ettiği bir şey'i tâat niyeti ile yapmıştır. Efendisine de ecir vardır. Zira malı onun nâmına telef edilmiştir.» Ancak Müslim sarihlerinden Übbi bu hususta Nevevî 'ye itiraz etmiş ve: - Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) bu sözü ile kölenin alel-ıtlâk efendisinin malında tasarrufa hakkı olduğunu bildirmek istememiştir. O, yalnız doğru hareket ettiği anlaşılan bir iş için kölenin dövülmesini doğru bulmamış, bu sebeple sahibini çağırarak kendisini sevap kazanmağa teşvik buyurmuştur.» demiştir. «Sevap İkinize birdendir.» yani razı olursan bu işten sana da, kölene de sevap vardır; demektir. Aksi takdirde köleye sevap olamaz. Meğer ki Hazret-i Umeyr'in yaptığı gibi te'vîl ederek efendisinin razı olacağına kanâat getirmiş ola...
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com