وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، عَنْ خَيْثَمَةَ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ حَاتِمٍ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ ذَكَرَ النَّارَ فَتَعَوَّذَ مِنْهَا وَأَشَاحَ بِوَجْهِهِ ثَلاَثَ مِرَارٍ ثُمَّ قَالَ " اتَّقُوا النَّارَ وَلَوْ بِشِقِّ تَمْرَةٍ فَإِنْ لَمْ تَجِدُوا فَبِكَلِمَةٍ طَيِّبَةٍ " .
Türkçe Çeviri
Bize Muhammedü'bnüTMüsenhâ ile İbn Beşşâr rivâyet ettiler. (Dediler ki) : Bize Muhammed b. Ca'fer rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Şu'be, Amr b. Murra'dan, o da Hayseme'den, o da Adiyy b. Hâ-tim'den, o da Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'den naklen rivâyet etti ki, Efendimiz üç defa cehennemi anarak, ondan (Allah'a) sığınmış. Yüzü ile de sakınmış. Sonra: «Yarım hurma ile bile olsa cehennemden korunun onu da bulamazsanız (hiç ofmazsa) güzel bir sözle (cehennemden sakının.) » buyurmuşlar. Bu hadîsi Buhârî «Zekât» bahsinin bir-iki yerinde ve “Kitâbu'r-Rukaak»'da tahrîc ettiği gibi İmâm Ahmed , İbn Huzeyme ve İbn Ebî'd-Dünyâ dahi muhtelif râvîlerden tahric etmişlerdir. Hadisde geçen «Tercüman» kelimesi «Tercüman» şeklinde de okunmuştur. «Tercüman»: Başkasının sözünü tefsir ve îzâh eden kimsedir. Aynî diyor ki: « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in: Sağına bakacak; Ahirete gönderdiği şeylerden başka bir şey göremiye-cek... ilâh... buyurması: Temsil kabilin dendir. Çünkü insan başı dara geldiği vakit sağına soluna bakmarak yardımcı arar.» Bazıları: Bundan murâd: Kaçacak yol araması olabilir. Cehennemi gören kimse ondan kurtulmak için kaçacak bir yol arar fakat Allah'ın takdir buyurduğu cehennem yolundan başka bir şey göremez.» demişlerdir. Eşâha kelimesinin mânâsı hakkında bir çok sözler söylenmiştir. İmâm Halil b. Ahmed ile diğer bir takım ulemâya göre bu kelime: Uzaklaştırdı, çevirdi; mânâlarına gelir. Ekser-i ulemâya göre: Korundu ve bir işte ciddiyet gösterdi, demektir. Bazıları: gelen; diğer Bazıları: Kaçan, mânsına geldiğini; bir takımları da: Arkasındakine mâni olarak, sana doğru gelen, demek olduğunu söylemişlerdir. Nevevî ’ye göre: Burada bu manâların hepsi kastedilmiş olabilir. Yani Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) sanki cehennemi görüyormuş gibi korunmuş yahut cidden îzâha çalışmış veya konuşarak muhatabına yönelmiş yahut kaçan kimse gibi çekinerek cehennemden korunmayı tavsiyede bulunmuştur. Güzel sözden murâd: Nasihat ve tâlim gibi şer'an tâat sayılan sözlerdir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com