⟲ Tekrar rivayetBu kayıt kendi metnini taşımıyor — kaynakta yalnız isnad zinciri ve “öncekinin aynısı” notu var. Asıl metin Müslim · Cenazeler (Cenâiz) · 2242 kaydında.
وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، أَحْمَدُ بْنُ عَمْرٍو حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، ح وَحَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنِي عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، - فِي رِوَايَةِ أَبِي الطَّاهِرِ - أَنَّ أَبَا عَلِيٍّ الْهَمْدَانِيَّ، حَدَّثَهُ - وَفِي، رِوَايَةِ هَارُونَ - أَنَّ ثُمَامَةَ بْنَ، شُفَىٍّ حَدَّثَهُ قَالَ كُنَّا مَعَ فَضَالَةَ بْنِ عُبَيْدٍ بِأَرْضِ الرُّومِ بِرُودِسَ فَتُوُفِّيَ صَاحِبٌ لَنَا فَأَمَرَ فَضَالَةُ بْنُ عُبَيْدٍ بِقَبْرِهِ فَسُوِّيَ ثُمَّ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَأْمُرُ بِتَسْوِيَتِهَا .
Asıl metin · Müslim · Cenazeler (Cenâiz) · 2242
Bana Ebû't - Tâhir Ahmed b. Amr rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İbn Vehb rivâyet etti. (Dedi ki) : Bana Amru'bnü Haris haber verdi. H. Bana Hârûn b. Saîd el-Leylî dahi rivâyet etti. (Ded ki) : Bize İbn Vehb rivâyet etti. (Dedi ki) Bana Amrü'bnü Haris rivâyet etti. —Ebû't-Tâhîr rivâyetinde (ona da Ebû Alîyy-i Hemdânî (47) , Hârûn rivâyetinde ise: Sümâmetü'bnü Süfeyy rivâyet etmiş) denilmektedir. Dedi ki: Fadâletü'bnü Ubeyd (48) ile Rum diyarında, Rodos'ta bulunuyorduk. Derken bir arkadaşımız vefat etti. Bunun üzerine Fadâletü'bnü Ubeyd emir vererek kabrini düz yaptırdı. Sonra şunu söyledi: «Ben, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’i kabirlerin yerle bir yapılmasını emir buyururken işittim.» Ebû Aliy El-Hemdânî ile Sümâmetü'b-nü Süfeyy ayni zâttır. İmâm Müslim her iki râvîden hadîsi hangi lâfızlarla işittiyse, öylece rivâyet etmiştir. Ebû Aliy, Sümâme'nin künyesidir. Kâdi İyâz diyor ki: « Müslim (rahimehüllah) , Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in kefenlenmesini ve defnini anlattı. Fakat yıkandığını ve namazının kılındığını söylemedi. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in yıkandığında hilaf yoktur. Fakat namazının kılınıp kılınmadığı ihtilaflıdır. Bazıları: Onun cenaze namazını kimse kılmamıştır. Halk yanına girip duâ ediyor ve dönüp gidiyorlardı; demişlerdir. Bunlar namazın niçin kılınmadığında ihtilâf etmişlerdir. Bir takımları faziletinden dolayı kılınmadığını söylemiş: O, kendisine cenaze namazı Kılınmaktan müstağnidir, demiş; diğerleri: Hayır, namazının kılınmaması, bu sebepten dolayı değil; İmâm bulunmadığı içindir, demişlerdir. Bu kavil yalnıştır. Çünkü farz namazlar için İmâmlık muattal ve münhal kalmamıştır. Bir de Hazret-i Ebû Bekirle Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in defninden Önce bey'at edilmiştir. Bu hususta sahih olan kavil cumhûr un sözüdür. Onlara göre halk Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in cenaze namazını teker teker kılmışlardır. Evvelâ bir gurup onun yanına girer ve herkes yalnız başına cenaze namazını kıldıktan sonra çıkarlar: yerlerine başka gurup girerdi. Böylece erkekler kıldıktan sonra kadınlar ve onlardan sonra çocuklar girerek cenaze namazını kılmışlardır. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Pazartesi günü vefat ettiği hâlde Çarşamba gecesine yânı Salı gününün akşamına kadar- defnedilmemesi, Müslümanların bey'at mes'eleleri ile meşgul oldukları içindir.» Şayet (Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem) ’in teçhiz ve defni hususunda ihtilâfa düşerlerse müracaat edecekleri bir İmâmları bulunsun, niza' ve ihtilâfa meydan verümiyerek herkes onun emrine itaat etsin, diye evvelâ İmâm seçimine ehemmiyet vermişlerdir. Filvaki en mühim iş de o idi.
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, Cenazeler (Cenâiz) (no. 2244)
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ قَالَ يَحْيَى أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ أَبِي ثَابِتٍ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ أَبِي، الْهَيَّاجِ الأَسَدِيِّ قَالَ قَالَ لِي عَلِيُّ بْنُ أَبِي طَالِبٍ أَلاَّ أَبْعَثُكَ عَلَى مَا بَعَثَنِي عَلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ لاَ تَدَعَ تِمْثَالاً إِلاَّ طَمَسْتَهُ وَلاَ قَبْرًا مُشْرِفًا إِلاَّ سَوَّيْتَهُ . وَحَدَّثَنِيهِ أَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ الْبَاهِلِيُّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، - وَهُوَ الْقَطَّانُ - حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنِي حَبِيبٌ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَقَالَ وَلاَ صُورَةً إِلاَّ طَمَسْتَهَا .
Bu kayıttaki metin
(Bana, bu hadîsi Ebû Bekir b. Hallâd-ı Bâhili de rivâyet etti. ki): Bize Yahya yani Kattan rivâyet etti. ki): Bize Süfyân rivâyet etti. ki): Bana Habîb bu isnâdla rivâyette bulundu. Ve: «Tarumar etmediğin hiç bir suret bırakmayasın.» dedi. düzeltmekten murâd: Pek fazla yükseltmeyip, bir karış kadar yerden kaldırmaktır. göre: Kabrin üzerini deve hörgücü gibi kamburlaştırmak müstehabdır. Zira Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'in kabri bu şekilde tesviye edilmiştir. Ekseri ulemânın ve İmâm Mâlik'in mezhepleri de budur. diğer bâzı ulemâya göre: Kabrin üzerini kambur değil, tavan şeklinde düz yapmak müsıehabdır. hadisdeki timsâl ve suretlerden murâd: Canlıların heykel ve suretleridir
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · BâbCenazeler (Cenâiz) · Cenazeler (Cenâiz)
Hadis No2244
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu
Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.
Araştırma
İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.İsnad Silsilesi
Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.
İsnad zinciri verisi bulunmuyor.
Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler
Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.