وَحَدَّثَنِي ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، عَنْ يَزِيدَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، أَنَّهُ قَالَ سَأَلْتُ عَائِشَةَ زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ لَهَا فِي كَمْ كُفِّنَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ فِي ثَلاَثَةِ أَثْوَابٍ سَحُولِيَّةٍ .
Türkçe Çeviri
Bana İbn Ebî Ömer rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Abdül-azîz, Yezîd'den, o da Muhammed b. İbrahim'den, o da Ebû Seleme’ den naklen rivâyet etti ki, Ebû Seleme şöyle dedi: «Ben, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in zevcesi Âişe 'ye sordum; — Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) kaç elbise içinde kefenlendi? dedim. Âişe : — Üç sehûl elbisesi içine; cevâbını verdi. Bu hadîsi Buhârî «Cenaiz» bahsinin bir iki yerinde; Ebû Dâvûd , Nesâî ve İbn Mâce «Cenâiz» bahsinde muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in kaç parça elbise içine kefenlendiği ihtilaflıdır. Hadîslerin bâzılarında üç parça beyan Yemen bezi ile; diğerlerinde evvelâ bir hülleye, sonra o çıkarılarak üç parça beyaz Yemen bezine sarıldığı bildiriliyor. Hülle: Bir cinsten olmak üzere izâr ve ridâ' yani üst ve alt elbise, demektir. Bu elbise Yemen kumaşlarından yapılır. Sehûl veya Suhûl: Pamuklu elbise, demektir. Ebû Dâvûd ' un –Sünen’inde rivâyet ettiği bir hadisde Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in «Hibera- deniler bir nev'i Yemen kumaşi ile kefenlendiği, sonra o elbise çıkarıldığı bildiriliyor. Yine Ebû Dâvûd 'un «Sünen»inde buradaki rivâyet bulunduğu gibi İbn Abbâs' dan nakledilen başka bir rivâyette üç Necrân elbisesi ile yani iki elbiseden ibaret bir hülle ve içinde vefat ettiği gömleği ile kefenlendiği bildiriliyor. Osman b. Ebî Şeybe: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) üç elbise ile yani kırmızı hülle ve bir de içinde vefat ettiği gömlekle kefeni enmiştir, diyor. Bezzâr'in rivâyet ettiği bir hadîse göre: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) yedi parça kumaşla kefenlenmiştir. Bunların üçü se-hûl bezindendir. Bunlarla beraber gömlek, sarık, don ve altına yazılan bir de kadife vardır. İbn Adiyy'in rivâyet ettiği bir hadîste İbn Abbâs (radıyallahü anh) Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) iki beyaz se-hûl kumaşı ile kefenlendi, demiştir. Tirmizî diyor ki: « Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in kefeni hakkında muhtelif rivâyetler vardır. Bunların içinde en sahih olanı Hazret-i Âişe hadîsidir» Lügat ulemâsından Ezherî'ye göre; Sehûliyye: Yemen de bir yerin ismidir. Orada kumaş dokunur. Sûhûliyye ise: Beyaz kumaş, demektir. Bazıları «Sehûliyye» kelimesinin Yemen'de bir yere mahsûs ism-i mensûb olduğunu; Suhû-üyye ise: Pamuklu kumaş, mânâsına geldiğini söylemişlerdir. Hattâ «Sehûl: Yemen’ de bir kabiledir. Yemen elbiseleri bu kabileye nis-bet edilir; Sahi: Beyaz elbise, demektir, cem'i suhûl gelir.» diyenler de olmuştur. Daha başka tefsirler yapanlar da vardır.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com