وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، عَنِ ابْنِ الْهَادِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ خَبَّابٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ذُكِرَ عِنْدَهُ عَمُّهُ أَبُو طَالِبٍ فَقَالَ " لَعَلَّهُ تَنْفَعُهُ شَفَاعَتِي يَوْمَ الْقِيَامَةِ فَيُجْعَلُ فِي ضَحْضَاحٍ مِنْ نَارٍ يَبْلُغُ كَعْبَيْهِ يَغْلِي مِنْهُ دِمَاغُهُ " .
Türkçe Çeviri
Bize Kuteybetü'bnü Sa'id de rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Leys İbn'l Hâd'dan, o da Abdullah b. Habbâb dan, o da Ebû Sa'id-i Hudri'den naklen rivâyet etti ki: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in yanında amcası Ebû Talib'in zikri geçmiş. Bunun üzerine: — «Umulur ki, kıyâmet gününde benim şefâ'atım ona bir fayda verir de cehennemin sığ yerine konur. Topuklarına kadar erişir, ondan beyni kaynar.» buyurmuştur. Hadisin buradaki rivâyetinde Resulullâh (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in yanında amcası Ebû Talib'in zikri geçtiği meçhul sığası ile ifade olunmuştur. Bazıları yukarıki rivâyetin delâleti ile Ebû Talib hakkında lâf edip sual soranın yine Abbâs (radıyallahü anh) olduğunu söylemişlersede Allâme Aynî hadisten bu mânanın kafi olarak anlaşılmadığını; başkasının sormuş olması ihtimalininde mevcut bulunduğunu söylemiştir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com