Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, İman (no. 405)
وَحَدَّثَنِي عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ شُعَيْبِ بْنِ اللَّيْثِ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ جَدِّي، قَالَ حَدَّثَنِي عُقَيْلُ بْنُ خَالِدٍ، قَالَ ابْنُ شِهَابٍ سَمِعْتُ عُرْوَةَ بْنَ الزُّبَيْرِ، يَقُولُ قَالَتْ عَائِشَةُ زَوْجُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَرَجَعَ إِلَى خَدِيجَةَ يَرْجُفُ فُؤَادُهُ وَاقْتَصَّ الْحَدِيثَ بِمِثْلِ حَدِيثِ يُونُسَ وَمَعْمَرٍ وَلَمْ يَذْكُرْ أَوَّلَ حَدِيثِهِمَا مِنْ قَوْلِهِ أَوَّلُ مَا بُدِئَ بِهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنَ الْوَحْىِ الرُّؤْيَا الصَّادِقَةُ . وَتَابَعَ يُونُسَ عَلَى قَوْلِهِ فَوَاللَّهِ لاَ يُخْزِيكَ اللَّهُ أَبَدًا . وَذَكَرَ قَوْلَ خَدِيجَةَ أَىِ ابْنَ عَمِّ اسْمَعْ مِنِ ابْنِ أَخِيكَ .
Türkçe Çeviri
Bana Abdulmelik b. Şuayb b. Leys dahi rivâyet etti dedi ki: Bana babam, dedemden rivâyet etti Dedi ki: Bana Ukayl b. Halit, İbn Şîhabın, şöyle dediğini rivâyet etti: Urvetü'bnü'z-Zübeyr'i şunları söylerken işittim. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in zevcesi Âişe dedi ki: — «Bunun üzerine Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) yüreği titreyerek Hadice'nin yanına döndü...» Ve hadisi Yunus'la Ma'mer'in rivâyetleri gibi kıssa eyledi; yalnız onların rivâyetlerindeki: « Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in ilk vahiy başlangıcı sadık rüya ile olmuştur.» diye başlayan ilk cümleyi zikretmedi bir de: — «Vallahi Allah" seni hiç bir vakit utandırmaz» şeklindeki rivâyette Yunus'a tabî' oldu. Ve Hadice'nin: — «Ey Amcamoğlu! dinle bak kardeşinoğlu neler söyleyecek» dediğini zikretti. Bu hadisi Buhârî kitabının başında ve «Kitab'ut Tefsir» de, Tirmizî ile Nesâî dahi «Kitab'ut Tefsir» de tahriç etmişlerdir. Hadis-i Şerif sahabenin mürsellerindendir. Çünkü Âişe (radıyallahu anhâ) Bu hadis eye erişmemiştir. Binaenaleyh onu ya bizzat Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’den yahud bir sahabiden işitmiştir. Sahabinin mürseli ise ulemânın ittifakı ile Huccet'tir. Bu bâbta muhalefet eden yalnız Ebû İshâk el-Esferaini olmuştur. Ona göre böyle bir hadisle ihticac olunamaz. Yalnız Ravî sahabeden başkasından rivâyet etmediğini söylerse rivâyeti kabul olunur. İbn Salâh: «İbn Abbâs (radıyallahü anhüma) ile Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’den hadis dinlemeyen diğer genç sahabenin rivâyet ettikleri hadisler mevsul ve müsbet hükmündedir. Çünkü bunların rivâyetleri sahabedendir. Sahabenin bilinmemesi ise zarar etmez.» demiştir. Nevevî : Doğrusu da budur. Şafiî 'nin ve Cumhûr u ulemânın mezhebi de budur.» diyor. Tibî diyor ki: « Âişe (radıyallahu anhâ) 'ın bu hadisi Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'den işittiği anlaşılıyor. Çünkü rivâyeti esnasında: «Melek beni alarak sıkıştırdı, dedi.» cümlesiyle hadisi bizzat Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’den işittiğini beyan ediyor.» Hasılı Hazret-i . Âişe (radıyallahu anhâ) kimden İşitmiş olursa olsun bu hadis muttasıl ve müsnet hükmündedir. Vahiy: Lügatte gizlice bildirmek, işaret etmek yazı yazmak, risalet ve ilham mânalarına gelir. Bu kelime fiil olarak «Vahâ-yehi» ve «evhâ-Yûhî» şekillerinde kullanılırsa da «evhâ» şeklinde kullanılması daha fasihtir. Kur'ân-ı Kerîm'de de bu şekilde varid olmuştur. Bazan vahiyden ism-i mefu'l mânası yani vahiy edilen şey kasdedilir. Şeriat: îstilahinda vahiy Allahü teâlâ’nın peygamber lerinden birine indirdiği kelâmına denilir. Ulemâdan bir çoğu Resûlü: «Kendisine mucize ile birlikte kitap indirilen zattır» diye tarif etmişlersede bu tarif doğru değildir. Çünkü Hazret-i Âdem, Nûh ve Süleyman (aleyhisselâm) gibi bir çok Resullerin Resul olmamasını icap eder. Bu zevat bilittifak Resul oldukları halde kendilerine kitap indirilmemiştir. Nebiyi dahi: «Kendisine kitap indirilmese bile Allahü teâlâdan haber veren zattır.» diye tarif etmişlerdir. Sahih olan tarife göre Resul: Kendisine kitap indirilen yahud melek gönderilen zattır.» Nebiy ise: »Allahü teâlâ'nın ahkâmı tebliğe yahud başka bir Resule tabiî olmaya memur kıldığı zattır. Binaenaleyh Resul ile Nebî arasında mantık yönünden umum ve husus-u mutlak vardır. Her Resul Nebî'dir fakat her Nebî' Resul değildir. Vahyin mahiyeti: Peygamber anı izam (salevâtullahi aleyhim) hazeratından başkasına malûm değildir. Binaenaleyh bundan kimsenin bahsetmeye hakkı yoktur. Ancak vahyin meratip ve envaî ve nüzul zamanında hazır bulunup görenlerin naklettiği bazı eserleri vardır ki; Onlardan bahsedilebilir. Buhârî Şârîhi Aynî 'nin beyanına göre peygamber ler hakkında vahiy üç kısımdır.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Etiketler:İman
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · Bâbİman · İman
Hadis No405
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu
Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.
Araştırma
İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.İsnad Silsilesi
Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.
İsnad zinciri verisi bulunmuyor.
Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler
Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.