Ana sayfa/Kitaplar/Müslim · İman · 202← ÖncekiSonraki →
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, İman (no. 202)
حَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عِمْرَانَ التُّجِيبِيُّ، أَنْبَأَنَا ابْنُ وَهْبٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا سَلَمَةَ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، وَسَعِيدَ بْنَ الْمُسَيَّبِ، يَقُولاَنِ قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ لاَ يَزْنِي الزَّانِي حِينَ يَزْنِي وَهُوَ مُؤْمِنٌ وَلاَ يَسْرِقُ السَّارِقُ حِينَ يَسْرِقُ وَهُوَ مُؤْمِنٌ وَلاَ يَشْرَبُ الْخَمْرَ حِينَ يَشْرَبُهَا وَهُوَ مُؤْمِنٌ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ابْنُ شِهَابٍ فَأَخْبَرَنِي عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ أَبِي بَكْرِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَنَّ أَبَا بَكْرٍ كَانَ يُحَدِّثُهُمْ هَؤُلاَءِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ثُمَّ يَقُولُ وَكَانَ أَبُو هُرَيْرَةَ يُلْحِقُ مَعَهُنَّ ‏"‏ وَلاَ يَنْتَهِبُ نُهْبَةً ذَاتَ شَرَفٍ يَرْفَعُ النَّاسُ إِلَيْهِ فِيهَا أَبْصَارَهُمْ حِينَ يَنْتَهِبُهَا وَهُوَ مُؤْمِنٌ ‏"‏ ‏.‏
Türkçe Çeviri
Bana Harmeletü'bnü Yahya b. Abdillah b. İmrân et-Tücibî rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize İbn Vebb haber verdi Dedi ki: Bana Yunus, İbn Şihâb'dan naklen haber verdi. Dedi ki: Ebû Usâmete'bni Abdirrahman ile Saidü'bnü'l-Müseyyebi şunu söylerlerken işittim: Ebû Hüreyre dedi ki: Gerçekten Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : «Zâni zina ederken mü'min olarak zina etmez. Hırsız, çalarken mü'min olarak çalmaz. Şarabı içerken dahi sarhoş mü'min olarak içmez.» buyurdular. İbn Şihâb Şöyle dedi: «Bana da Abdülmelik b. Ebi Bekir b. Abdirrahman haber verdi ki, Ebû Bekir onlara bu sözleri Ebû Hüreyre'den rivâyet eder; sonra şöyle dermiş: Ebû Hüreyre bu sözlere: «Halkın gözleri önünde kıymetli bir şeyi zorla yağma ederken mü'min olarak yağma etmez.» cümlesini de katardı. Bu hadisi Buhârî Kitabü’l-Mezalim ile Kitâbu'l-Eşribe de Hazret-i Ebû Hüreyre'den, Hudûd bahsinde Ebû Bekir b. Abdirrahman'dan tahriç ettiği gibi, Nesai Eşribe ve Recim bahislerinde İbn Mâce 'de «Fîten» bahsinde İsa b. Hammad’dan rivâyet etmişlerdir. Bu babta Ebû Dâvûd Hazret-i Cabir'den, Tirmizî Hazret-i Enes b. Mâlik'den, Ahmed b. Hanbel Hazret-i Zeyd b. Hâlid'den, İbn Hibbân Imrân b. Husayn ile Sa'lebetü'bnü'l-Hakera (radiyallahu anhüma) dan, İbn Ebî Şeybe Asım b. Küleyb tarikiyle bir sa-habiden; Abdurrezzâk, Ebû Bekir Beyhâki, Taberâni ve Ebû Dâvûd u Tayâlisî Hazret-i Abdullah b. Ebî Evfâ'dan, yine Taberânî, Hazret-i Abdullah b. Mugaffel'den, Ebû Dâvûd Tayâlisî ile Said b. Mansur Hazret-i Ali (radıyallahü anh) 'dan hadisler rivâyet etmişlerdir. Bu ma'nâda hadisler pek çoktur. Hadis-i şerifin manası hususunda ulema ihtilâf etmişlerdir. Hasan-ı Basri ile İbn Cerîr Taberi'ye göre: «Mü'min olarak zina etmez, mü'min olarak çalmaz; mü'min olarak şarap İçmez...» cümlelerinin ma'nâsı: imanından dolayı Öğülecek bir şeyi kalmaz; demektir; yoksa imânı bakidir. Bir takımları; «Bu münkerâtı işlemeye devam eden kimse imândan çıkar» demiş; diğerleri bunları helâl i'tikad ederek yapanın dinden çıkarak kâfir olacağını söylemişlerdir. İbn Tin'in nakline göre Buhârî : «Böy-lelerinden imanın nuru alınır.» demiştir, ki bu kavil İbn Abbâs (radıyallahü anh) dan da rivâyet olunur. Bazılarına göre Allah'a tâat hususunda basireti kapanır. Zührî; «Bu ve emsali hadisler müteşâbi hâttandırlar. Binaenaleyh onlara iman edilip geçilir; ma'nalanna dalmak olmaz; Çünkü biz onların ma'nalanm anlamayız.» demiştir. Bütün bu te'viller ihtimâl dahilinde olmakla beraber muhakkikîn-i ulemaya göre hadisin en doğru ma'nası, mezkûr günahları işleyenlerde imanın kemâlinin kalmamasıdır. Burada ve benzeri yerlerde nefiden murâd: Kemâldir. Meselâ: «Faydasız bilgi ilim değildir; dünyada attan başka mal yoktur; âhiret hayâtından başka hayât olamaz.» sözleri hep bu ma'nada söylenirler. Bundan maksad: faydasız bilgi tam ilim değildir; attan- daha mükemmel mal yoktur; âhiret hayâtından başka ma'mur hayât olamaz; demektir. Bu gibi te'viller her lisanda çoktur. Hadisin bu şekilde te'viline sebeb: onun Hazret-i Ebû Zerr ve Ubâde (radiyallahu anhüma) hadislerine muarız bulunmasıdır. Ebû Zerr (radıyallahü anh) hadisinde: «Bir kimse, Allah'dan başka ilâh yoktur, derse, zina da etse hırsızlık da yapsa cennete girecektir» buyurulmuş Ubâdetü'bnü's-Sâmi (radıyallahü anh) ’in sahih ve meşhur olan hadisinde ise: «Ashâb-ı kirâmın çalmamak, zina etmemek, âsi olmamak ilâh...» şartiyle Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’e bey'atta bulundukları, bundan sonra Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in onlara: «Sizden hanginiz sözünde durursa onun eciri Allah'a aîddir; kim bunlardan birini yapar da dünyada ceza görürse bu onun keffâreti olur; kim yaparda ceza görmezse onun işi Allahü teâlâ'ya kalmıştır. Dilerse affeder; dilerse azâb eyler.» buyurduğu beyan olunuyor. Üstelik Teâlâ Hazretleri: "Şüphesiz ki Allah kendisine şirk koşulmayı affetmez. Amma bundan aşağısını dilediğine affeder." buyurmuş; ehli hak olan müslümanlar da, zânî, kaatil ve diğer büyük günahkârların bu günâhlar sebebiyle dinden çıkmadıklarına, bunların mü'min fakat imanları noksan olduğuna ittifak etmişlerdir. Şayet tevbe ederlerse cezaları sakıt olur. Büyük günahlara devam ederken ölürlerse işleri Allah'a kalır. Dilerse onları affeder. Ve doğrudan doğruya cennetine koyar. Dilerse cezaları nisbetinde azâb ettikten sonra cennetine nail kılar. İşte bu delillerden dolayı buradaki hadis ile emsalini te'vile zaruret hasıl olmuştur. Zâten bir meselede zahiren birbirine muarız iki hadis görülürse yapılacak iş onların aralarını bulmaktır. İbn Battal diyor ki: « Bu hadis , şarap hususunda varid olan en şiddetli delildir. Hâriciler bununla istidlal ederek büyük günâh işleyenlerin küfrüne hükmetmişlerdir. Ehl-i sünnet ise buradaki imâm, kâmil ma'nasına hamletmiştir. Yani bir kimse şarap içerken kâmil bir imâna Mâlik değildir. Bazıları bunun büyük bir tehdit ve teşdid kabilinden olduğunu söylerler.» Ulemâ bu hadisde bütün ma'siyet nevilerine ve onlardan sakınmaya tenbih olduğunu söylerler. Zinayı zikretmekle bütün şehvetlere, şarapla sütün Allah yolundan saptıran ve gaflete sürükleyen şeylere, hırsızlıkla dünyaya dalmaya ve harama meyletmeye, yağmacılıkla da kulları hiçe sayarak onlarla hiç utanmadan alay etmeye tenbih olunmuştur. İbn Cerir Taberî'nin rivâyetine göre Muhammed b. Zeyd b. Vâkıd bu hadisi inkâr etmiş; râvilerinin hata ettiklerini beyanla Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in sadece «mü'min zina etmez ve çalmaz.» buyurmuş olduğunu söylemiştir. Hadisin zahirine bakılırsa: «Ebû Hüreyre bu sözlere (Halkın gözleri önünde kıymetli bir şeyi zorla yağma ederken mü'min olarak yağma etmez) cümlesini de katardı.» ibaresi Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in hadisi değil, Ebû Hüreyre (radıyallahü anh) ’in sözüdür. Ancak başka bir rivâyetten bu kısmın Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in hadisinden olduğu anlaşılmıştır. Çünkü Ebû Nuaym'in tahric ettiği bu rivâyette şöyle buyurumıuştur: «Nefsim kabza-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki, eğer sizden biriniz yağmacılık ederse...» Hazret-i Hemmâm b. Münebbia'in rivâyet ettiği bu hadis sarahaten Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’e ref edilmektedir. Ebû Amr İbn Salâh bu iki rivâyetin arasını bulmuş ve ezcümle şunları söylemiştir: «Bu suretle anlaşıldı ki, Ebû. Bekir b. Abdirrâhman’ın (Ebû Hüreyre bu sözlere şu cümleyi de katardı) demesinden murad: o sözleri Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’den rivâyeten katardı; Kendi sözleri olmak üzere söylemezdi, demektir.»
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Etiketler:İman
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · Bâbİman · İman
Hadis No202
Râvi sayısı
İlk râvi
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu

Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.

Araştırma

İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.

İsnad Silsilesi

Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.

İsnad zinciri verisi bulunmuyor.

Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler

Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.
AnaAraKitapRâviKonuOlayKabile