⟲ Tekrar rivayetBu kayıt kendi metnini taşımıyor — kaynakta yalnız isnad zinciri ve “öncekinin aynısı” notu var. Asıl metin Müslim · İman · 177 kaydında.
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، كِلاَهُمَا عَنْ قَيْسِ بْنِ مُسْلِمٍ، عَنْ طَارِقِ بْنِ شِهَابٍ، - وَهَذَا حَدِيثُ أَبِي بَكْرٍ - قَالَ أَوَّلُ مَنْ بَدَأَ بِالْخُطْبَةِ يَوْمَ الْعِيدِ قَبْلَ الصَّلاَةِ مَرْوَانُ فَقَامَ إِلَيْهِ رَجُلٌ فَقَالَ الصَّلاَةُ قَبْلَ الْخُطْبَةِ . فَقَالَ قَدْ تُرِكَ مَا هُنَالِكَ . فَقَالَ أَبُو سَعِيدٍ أَمَّا هَذَا فَقَدْ قَضَى مَا عَلَيْهِ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " مَنْ رَأَى مِنْكُمْ مُنْكَرًا فَلْيُغَيِّرْهُ بِيَدِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَبِلِسَانِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَبِقَلْبِهِ وَذَلِكَ أَضْعَفُ الإِيمَانِ " .
Asıl metin · Müslim · İman · 177
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Ve-ki' Süfyân'dan rivâyet etti. H. Bize Muhammed b. el-Müsennâ dahi rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Muhammed b. Ca'fer rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Şu'be rivâyet etti. (Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Muhammed b. el-Müsennâ) ikisi birden Kays b. Müslim 'den , o da Târik b. Şihâb'dan rivâyet ettiler. Bu hadis Ebû Bekir'indir.. Ebû Bekir şöyle dedi: — Bayram günü ilk defa işe namazdan evvel hutbe ile başlayan Mer-vân'dır. Bir adam ayağa kalkarak ona: — Namaz hutbeden öncedir; demiş. Mervân: — Oradaki terkedilmiştir; cevabını vermiş. Bunun üzerine Ebû Saîd: — Ama şu zât hakikaten kendisine düşeni yaptı. Ben Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)' i: «Sizden her hangi biriniz bir kötülük görürse onu hemen eliyle değiştirsin: Eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle değiştirsin; ona da gücü yetmiyorsa kalbiyle değiştirsin. İmanın en zaifi de budur.» buyururken işittim; demiş. Bu hadisi n müttefekun aleyh bir rivâyeti vardır ki Şeyhayn onu Bayram namazı bahsinde tahric etmişlerdir. Meali şudur: « Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Ramazan ve Kurban bayramlarında namazgaha çıkardı; ve (Yapmağa) başladığı ilk iş namaz olurdu. Sonra namazı bitirerek cemaata karşı ayakta durur; cemaat, saflarında otururlardı. Böylece onlara va'zeder, tavsiyede bulunur; ve emrederdi. Şayed bir ordu ayırmak isterse onu ayırır, yahut orduya müteâllik ,bir şey emretmek isterse emreder; sonra (Medine'ye doğru) çekilir giderdi. Ebû Said diyor ki: — Halk bu minval üzere devam edegeldi. Nihayet ben Medine enjıîri Mervân ile bir Kurban veya Ramazan bayramında namazgaha çıktım. Oraya varınca ne göreyim, karşımda Kesir b. es-Salt'ın yaptığı bir minber!... Bir de baktım Mervân namazı kılmadan ona çıkmak istiyor!... Hemen elbisesinden çektim. O da beni çekti ve (minbere) çıktı; namaz lan Önce hutbeyi okudu. Ben kendisine: «Vallahi sünneti değiştirdiniz!» dedim. Mervân: «Yâ Ebâ Said! Senin bildiğin geçti.» dedi. «Vallahi benim bildiğim (şekil) bilmediğimden daha hayırlıdır» dedim. «Cemaat namazdan sonra bizi dinlemeye oturmuyorlar da onun için hutbeyi namazdan önceye aldım.» dedi. Bu hadis den açıkça anlaşılıyor ki Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanında minber yoktu. Bayram namazları sahrada kılınır; namazdan sonra Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) cemaata karşı ayağa kalkarak hutbesini okurdu. Kendileri son derece mütevazı oldukları için minber yaptırmaya lüzum görmemişlerdi. Kâdi Iyâz'ın beyanına göre ilk defa hutbeyi namazdan evvel kimin okuduğu ihtilaflıdır. Bazıları bunun Hazret-i Osman (radıyallahü anh) olduğunu söylemiş; bir takımları, cemaat bayram namazım kıldıktan sonra hutbeyi dinlemeden dağıldığı için bunu Hazret-i Ömer (radıyallahü anh) 'ın yaptığını iddia etmişlerdir. Hattâ Ömer (radıyallahü anh) ’ın bunu cemaat dağılıyor diye değil, geç kalanlar namaza yetişsin diye yaptığını ileri sürenler vardır, «Hutbeyi ilk defa namazdan önce okuyan Muâviye (radıyallahü anh) dır» diyenlerle Abdullah b. Zübeyr (radıyallahü anh) olduğunu söyleyenler de vardır. Fakat bütün bu söylentilere rağmen Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ile Ebû Bekir, Ömer, Osman ve Alî (radıyallahu anhüm) hazerâtından sabit olan: namazı hutbeden Önce kıldıklarıdır. Umumiyetle fukahanm kavli de budur. Hatta bu hususta icmâ' bulunduğunu iddia edenler de vardır. Bunlar icmâı ya hilaftan sonra iddia etmiş, yahut asr-ı Seâdetle Hulefa-i Râşidin zamanlarında meselenin ittifakı olmasına bakarak Beni Ümeyye'nin hilafını nazar-i i'tibâra almamışlardır. Ebû Said-i Hudri (radıyallahü anh) ’in bir çok zevat huzurunda: «Amma şu zât hakikaten kendisine düşeni yaptı.» demesi onlarca sünnetin bu şekilde karar kıldığına, Mervan’ın yaptığının doğru olmadığına delildir. Zâten Hazret-i Ebû Said'in bu hadisle ihticâc etmesi de bunu gösterir. Çünkü Mervan'in yaptığının doğru olduğuna i'tikad etse yahud eskiden böyle bir şey yapılmış veya bir sünnet görülmüş olsa ona münker demezdi. Bu rivâyet Mervan'dan önce hiç bir halifenin bayram namazından evvel hutbe okumadığına delildir. Ömer, Osman ve Muâviye (radıyallahu anhüm) hazerâtının okuduklarım gösteren rivâyetler doğru değildir. Acaba Mervan'mbu hareketine karşı Ebû Said-i Hudri (radıyallahü anh) gibi bir sahâbî-i celil nasıl ses çıkarmadı da cemaatten bir zât i'tirazda bulundu? Bu suâle bir kaç vecihle cevap verilmiştir:
Sahîh-i MüslimSahîh (sağlam)Sahîh-i Müslim, İman (no. 178)
حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ رَجَاءٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، وَعَنْ قَيْسِ بْنِ مُسْلِمٍ، عَنْ طَارِقِ بْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، فِي قِصَّةِ مَرْوَانَ وَحَدِيثِ أَبِي سَعِيدٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِ حَدِيثِ شُعْبَةَ وَسُفْيَانَ .
Bu kayıttaki metin
Bize Ebu Küreyb Muhammed b. el-Alâ’ rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize Ebû Muâviye rivâyet etti. (Dedi ki) : Bize el-A'meş, İsmail b. Recâ'dan, o da babasından, o da Ebû Said el-Hudri'den, bir de Kays b. Müslim 'den, o da Tarık b. Şihâb'dan, o da Ebû Said-i Hudri’den Mervân kıssası ile Ebû Said'in Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’den rivâyet ettiği hadisi hakkında (bundan önceki) Şu'be ve Süfyan hadisinin mislini rivâyet eyledi. İbaredeki Kays b. Müslim , İsmail b. Recâ’ üzerine ma'tuftur. Ma'na şudur: Bu hadisi el-A'meş, İsmail b. Recâ'dan, o da tarikin birinde Kays b. Müslim 'den rivâyet etmiştir. Allahu a'lem.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com
Etiketler:İman
Künye
KaynakSahîh-i Müslim
Kitap · Bâbİman · İman
Hadis No178
Râvi sayısı—
İlk râvi—
Sıhhat Değerlendirmesi
Sahîh (sağlam)Sahîh koleksiyonu
Müslim'in Sahîh'inde yer alan, sıhhati üzerinde ittifak edilen bir rivayet.
Araştırma
İsnadın coğrafi yolculuğu, varyant ağacı ve ortak halka bir arada.İsnad Silsilesi
Rivayetin Peygamber’e ulaşan râvi zinciri.
İsnad zinciri verisi bulunmuyor.
Diğer kaynaklardaki paralel rivayetler
Bu rivayetin veri tabanında eşleşen paraleli bulunmuyor.