حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّهَا كَانَتْ تَقُولُ أَمَا تَسْتَحِي الْمَرْأَةُ أَنْ تَهَبَ نَفْسَهَا لِلنَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ حَتَّى أَنْزَلَ اللَّهُ {تُرْجِي مَنْ تَشَاءُ مِنْهُنَّ وَتُؤْوِي إِلَيْكَ مَنْ تَشَاءُ} . قَالَتْ فَقُلْتُ إِنَّ رَبَّكَ لَيُسَارِعُ فِي هَوَاكَ .
Türkçe Çeviri
“... Âişe (radıyallahü anhâ) ’dan rivâyet edildiğine göre: Şöyle söylerdi: Kadın, nefsini (kadınlığını) Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'e (mehirsiz olarak) hibe etmekten haya etmez mi? (diye ayıplardı. ) Nihayet Allahü teâlâ ( Ey Nebi, kadınlarından dilediği (nin nöbeti) nî geriye bırakabilirsin, dilediğini de yanına alabilirsin (kadınların arasında nöbet usûlünü uygulamaya mecbur değilsin) âyetini indirince Âişe ben şöyle söyledim, demiştir : — (Yâ Resûlallah ) Rabbin şübhesiz senin dilek ve arzunu geciktirmeden derhal gerçekleştirir. "
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com