حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ أَبِي أَوْفَى، يَقُولُ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا أَتَاهُ الرَّجُلُ بِصَدَقَةِ مَالِهِ صَلَّى عَلَيْهِ فَأَتَيْتُهُ بِصَدَقَةِ مَالِي فَقَالَ " اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى آلِ أَبِي أَوْفَى " .
Türkçe Çeviri
“... Abdullah bin Ebî Evfâ (radıyallahü anhüma) ’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir : Her hangi bir adam malının zekâtını Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in yanına getirdiği zaman Efendimiz ona rahmet ve mağfiret için duâ ederdi. Ben de malımın zekâtını Onun huzuruna getirdim. Efendimiz: (Allah'ım! Ebû Evfâ ailesine rahmet ve mağfiret eyle. ) diye duâ buyurdu. " 1869) ..... Ebû Hüreyre (radıyallahü anh) 'den rivâyet edildiğine göre; Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu, demiştir: (Zekât verdiğiniz zaman; “Allah'ım! Bu zekâtı büyük bir sevaba vesile eyle ve bunu (sevaba sebep olmadan hak sahibine ödenen) bir borç eyleme” demekle zekâtın sevabını istemeyi unutmayınız. )
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com