حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ حُمَيْدِ بْنِ كَاسِبٍ، حَدَّثَنَا الْمُغِيرَةُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْمَخْزُومِيُّ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي عُبَيْدٍ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ، أَنَّهُ كَانَ يَأْتِي إِلَى سُبْحَةِ الضُّحَى فَيَعْمِدُ إِلَى الأُسْطُوَانَةِ دُونَ الْمُصْحَفِ فَيُصَلِّي قَرِيبًا مِنْهَا فَأَقُولُ لَهُ أَلاَ تُصَلِّي هَا هُنَا وَأُشِيرُ إِلَى بَعْضِ نَوَاحِي الْمَسْجِدِ فَيَقُولُ إِنِّي رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَتَحَرَّى هَذَا الْمُقَامَ .
Türkçe Çeviri
“... Yezîd bin Ebî Ubeyd (radıyallahü anh) ’den rivâyet edildiğine Seleme bin el-Ekvâ’ (radıyallahü anh) , kuşluk namazını kılmaya gelirdi. (Mescid-i Nebevî'deki Osman bin Affân (radıyallahü anh) ’a âit Mushafa yakın sütunun yanına giderek ona yakın bir yerde namaz kılardı. Ben ona : Niçin şurada namaz kılmıyorsun? diyerek mescidin bâzı taraflarını işaret ederdim. O derdi ki: Ben, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'i gördüm. (Namaz kılmak için) burayı arzulardı. "
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com