حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، حَدَّثَنَا حُمَيْدٌ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ لَمَّا كَانَ يَوْمُ أُحُدٍ كُسِرَتْ رَبَاعِيَةُ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَشُجَّ فَجَعَلَ الدَّمُ يَسِيلُ عَلَى وَجْهِهِ وَجَعَلَ يَمْسَحُ الدَّمَ عَنْ وَجْهِهِ وَيَقُولُ " كَيْفَ يُفْلِحُ قَوْمٌ خَضَبُوا وَجْهَ نَبِيِّهِمْ بِالدَّمِ وَهُوَ يَدْعُوهُمْ إِلَى اللَّهِ " . فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ {لَيْسَ لَكَ مِنَ الأَمْرِ شَىْءٌ} .
Türkçe Çeviri
“... Enes bin Mâlik (radıyallahü anh) ’den; şöyle demiştir: Uhud günü (savaş) olunca Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in rebaiye dişi kırıldı, başı yarıldı, kan (mübarek) yüzünün üzerinden akmaya başladı. Sonra O: Bir peygamber , kavmini Allah (yolun) a çağırırken yüzünü kana boyayan o kavim nasıl iflah olur (azabtan kurtulur) ? diyerek yüzünden kanı silmeye başladı. Sonra Allah (Azze ve Celle) : " (Onları cezalandırmak veya afv etmek hususunda) senin elinde bir şey yoktur. — Al-i imran 128 — mealindeki ayetini indirdi. "
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com