حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قَدِمَ نَاسٌ مِنَ الأَعْرَابِ عَلَى النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالُوا أَتُقَبِّلُونَ صِبْيَانَكُمْ قَالُوا نَعَمْ . فَقَالُوا لَكِنَّا وَاللَّهِ مَا نُقَبِّلُ . فَقَالَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " وَأَمْلِكُ أَنْ كَانَ اللَّهُ قَدْ نَزَعَ مِنْكُمُ الرَّحْمَةَ " .
Türkçe Çeviri
“. Âişe (radıyallahü anhâ) 'dan rivâyet edildiğine göre: Bir kere Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ’e bedevilerden birkaç adam gelerek: Siz çocuklarınızı öper (sever) misiniz? dediler. (Mecliste bulunan) sahâbiler: Evet, dediler. Bunun üzerine bedeviler: Lâkin biz, vallahi (çocuklarımızı) öpüp okşamayız, dediler. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) (bedevilere) : (Allah siz (in gönülleriniz) den merhamet ve şefkati çekip çıkarmış olduktan sonra ben sizin gönüllerinize merhamet koymaya malik (ve muktedir) değilim), buyurdu."
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com