حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي صَعْصَعَةَ، عَنْ أَبِيهِ، - وَكَانَ أَبُوهُ فِي حِجْرِ أَبِي سَعِيدٍ - قَالَ قَالَ لِي أَبُو سَعِيدٍ إِذَا كُنْتَ فِي الْبَوَادِي فَارْفَعْ صَوْتَكَ بِالأَذَانِ فَإِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ " لاَ يَسْمَعُهُ جِنٌّ وَلاَ إِنْسٌ وَلاَ شَجَرٌ وَلاَ حَجَرٌ إِلاَّ شَهِدَ لَهُ " .
Türkçe Çeviri
“... Abdurrahman bin Abdillah bin Abdirrahman bin Ebî Sa'saa (radıyallahü anhüm) 'den rivâyet edildiğine göre: Babası (Abdullah) Ebû Saîd-i Hudrî (radıyallahü anh) bana şöyle söyledi demiştir: -Babası, Ebû Said'in kucağında yetişmişti. ) (Ey Abdullah!) Sen kırlarda olduğun zaman yüksek sesle ezan oku. Çünkü ben, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) 'i şöyle buyururken işittim: (Müezzini İşiten hiç bir cin, insan, ağaç, taş yoktur ki, (kıyamet günü) ona şahitlik etmesin. ) Bu hadîsi Buhârive Nesâide az bir lafız farkıyla rivâyet etmişlerdir.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com