حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الْكَرِيمِ، حَدَّثَنَا سُنَيْدُ بْنُ دَاوُدَ، عَنْ خَالِدِ بْنِ حَيَّانَ الرَّقِّيِّ، أَنْبَأَنَا عَلِيُّ بْنُ عُرْوَةَ الْبَارِقِيُّ، حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ يَزِيدَ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنْ خَارِجَةَ بْنِ زَيْدٍ، قَالَ رَأَيْتُ رَجُلاً سَأَلَ أَبِي عَنِ الرَّجُلِ، يَغْزُو فَيَشْتَرِي وَيَبِيعُ وَيَتَّجِرُ فِي غَزْوِهِ فَقَالَ لَهُ أَبِي كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِتَبُوكَ نَشْتَرِي وَنَبِيعُ وَهُوَ يَرَانَا وَلاَ يَنْهَانَا .
Türkçe Çeviri
“... Hârice bin Zeyd (bin Sabit) (radıyallahü anhümâ) ’dan; Şöyle demiştir: Ben bir adamı, "Kişi savaşa gider de savaş (seferi esnas) ında alım satım eder ve ticâret yapar (Bunun hükmü nedir) ?" sorusunu babama sorarken gördüm. Bu soru üzerine babam adama dedi ki : Biz Tebûk (savaşın) da Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in beraberinde idik, (mal) satın alır ve (mal) satardık ve Resûl-i Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) bizi görüyordu da bizi (bu işten) men etmiyordu. "
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com