حَدَّثَنَا حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي ابْنُ لَهِيعَةَ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي مَرْيَمَ، أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، جَمِيعًا عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي جَعْفَرٍ، عَنْ بُكَيْرِ بْنِ الأَشَجِّ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ أَعْتَقَ عَبْدًا وَلَهُ مَالٌ فَمَالُ الْعَبْدِ لَهُ إِلاَّ أَنْ يَشْتَرِطَ السَّيِّدُ مَالَهُ فَيَكُونَ لَهُ " . وَقَالَ ابْنُ لَهِيعَةَ إِلاَّ أَنْ يَسْتَثْنِيَهُ السَّيِّدُ .
Türkçe Çeviri
“... (Abdullab) bin Ömer (radıyallahü anhüma) ’dan rivâyet edildiğine göre; Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu, demiştir: (Kim kölenin malı varken onu âzadlarsa kölenin malı o kimseyedir. Meğer ki efendi (kölesine) malını vere de böylece mal onun ola. ) Meğer ki efendi kölenin malını istisna ede (Yani kölenin malım köleye bağışlaya) ifâdesini rivâyet etmiştir. 2626) ". . (Abdullah) İbn-i Mes'ûd'un âzadlısı Umeyr (radıyallahü anh) 'den rivâyet edildiğine göre Abdullah (İbn-i Mes'ûd) kendisine: Yâ Umeyr! Şüphesiz beni seni kolay bir âzadlama ile âzadladin. (Çünkü) ben Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’i: (Herhangi bir adam bir köleyi âzadlar da o (köle)nin (elinde bulunan) malına değinmezse o mal o (köle) nindir) buyururken işittim. Artık bana söyle, senin (elinde bulunan) malın ne (kadar) dır. " 2627) ... Müellif bu hadîsin kısmen değişik ikinci bir senedle de kendisine intikal ettiğini belirtir. "
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com