حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُنْذِرِ الْحِزَامِيُّ، وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدِّمَشْقِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي فُدَيْكٍ، عَنِ ابْنِ أَبِي ذِئْبٍ، عَنْ أَبِي الْمُعْتَمِرِ بْنِ عَمْرِو بْنِ رَافِعٍ، عَنِ ابْنِ خَلْدَةَ الزُّرَقِيِّ، وَكَانَ، قَاضِيًا بِالْمَدِينَةِ قَالَ جِئْنَا أَبَا هُرَيْرَةَ فِي صَاحِبٍ لَنَا قَدْ أَفْلَسَ فَقَالَ هَذَا الَّذِي قَضَى فِيهِ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " أَيُّمَا رَجُلٍ مَاتَ أَوْ أَفْلَسَ فَصَاحِبُ الْمَتَاعِ أَحَقُّ بِمَتَاعِهِ إِذَا وَجَدَهُ بِعَيْنِهِ " .
Türkçe Çeviri
“... Medîne-i Münevvere kadısı (Ömer) bin Halde ez-Zurakî (radıyallahü anh) ’den; Şöyle demiştir: Biz iflas etmiş bir arkadaşımız (in elinde bulunan ve bedelini ödemediği bir mal) hakkında Ebû Hüreyre'nin yanına gittik (O'na müracaat ettik) . Ebû Hüreyre (radıyallahü anh) söyle dedi. Bu (mesele) . Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in, hakkında şöyle hükmettiği (meselenin misli) dir. Herhangi bir adam ölür veya iflâs ederse (bedelini ödemediği) eşya sahibi, o eşyayı aynen (onun yanında) bulunca, kendi eşyasını (diğer hak sâhiblerinden) öncelikle alma hakkına sâhibtir. "
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com