حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ هَمَّامِ بْنِ الْحَارِثِ، قَالَ بَالَ جَرِيرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ ثُمَّ تَوَضَّأَ وَمَسَحَ عَلَى خُفَّيْهِ فَقِيلَ لَهُ أَتَفْعَلُ هَذَا قَالَ وَمَا يَمْنَعُنِي وَقَدْ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَفْعَلُهُ . قَالَ إِبْرَاهِيمُ كَانَ يُعْجِبُهُمْ حَدِيثُ جَرِيرٍ لأَنَّ إِسْلاَمَهُ كَانَ بَعْدَ نُزُولِ الْمَائِدَةِ .
Türkçe Çeviri
“... Hemmâm bin el-Hâris (radıyallahü anhümâ) ’dan rivâyet edildiğine göre şöyle demiştir : Cerir bin Abdillah (El-Becelî (radıyallahü anh) , küçük abdestini bozduktan sonra abdest aldı ve mestleri üzerine mesnetti. Bunun üzerine kendisine: Sen böyle mi yaparsın? diye soruldu. Kendisi: Ben Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ’in bunu yaptığını gördüğüm halde beni bunu yapmaktan alıkoyan nedir? dedi. Râvi İbrahim En-Nehâi (dedi ki) : Onlar (= Abdullah İbn-i Mes'ud'un arkadaşları) Cerir'in hadîsinden çok hoşlanırlardı. Çünkü Cerir'in İslâm'a girişi Mâide sûresinin (abdeste âit 6. âyetinin) inişinden önce idi. "
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com