حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سُهَيْلِ بْنِ أَبِي صَالِحٍ، قَالَ خَرَجْتُ مَعَ أَبِي إِلَى الشَّامِ فَجَعَلُوا يَمُرُّونَ بِصَوَامِعَ فِيهَا نَصَارَى فَيُسَلِّمُونَ عَلَيْهِمْ فَقَالَ أَبِي لاَ تَبْدَءُوهُمْ بِالسَّلاَمِ فَإِنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ حَدَّثَنَا عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ تَبْدَءُوهُمْ بِالسَّلاَمِ وَإِذَا لَقِيتُمُوهُمْ فِي الطَّرِيقِ فَاضْطَرُّوهُمْ إِلَى أَضْيَقِ الطَّرِيقِ " .
Türkçe Çeviri
Süheyl b. Ebi Salih'den demiştir ki: Babamla birlikte (bir kafile ile) Şam (yolculuğun) a çıkmıştım. (Yolculuğumuz esnasında kafilede bulunanlar) içerisinde Hıristiyan (rahip) lerin bulunduğu manastırların yanından geçerken onlara selâm vermeye başladılar. Bunun üzerine babam, şöyle dedi: Onlara selâma (önce) siz başlamayınız. Çünkü Hazret-i Ebû Hüreyre , Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem ) ’ ın: " Onlarla yolda karşılaştığınız zaman onları yolun en dar yerine sıkıştirın" buyurduğunu söyledi. Ahmed b. Hanbel
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com