حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنِ ابْنِ أَبِي عَرُوبَةَ، عَنِ الدَّانَاجِ، عَنْ حُضَيْنِ بْنِ الْمُنْذِرِ، عَنْ عَلِيٍّ، رضى الله عنه قَالَ جَلَدَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي الْخَمْرِ وَأَبُو بَكْرٍ أَرْبَعِينَ وَكَمَّلَهَا عُمَرُ ثَمَانِينَ وَكُلٌّ سُنَّةٌ . قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَقَالَ الأَصْمَعِيُّ وَلِّ حَارَّهَا مَنْ تَوَلَّى قَارَّهَا وَلِّ شَدِيدَهَا مَنْ تَوَلَّى هَيِّنَهَا . قَالَ أَبُو دَاوُدَ هَذَا كَانَ سَيِّدَ قَوْمِهِ حُضَيْنُ بْنُ الْمُنْذِرِ أَبُو سَاسَانَ .
Türkçe Çeviri
Ali (radıyallahü anh) şöyle demiştir: İçki (haddin) 'de Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ve Ebû Bekir (radıyallahü anh) kırk değnek vurdular. Ömer ise bunu seksene çıkardı. Bunların hepsi sünnettir. Ebû Dâvûd der ki: Esmaî: " Velli hârrahâ men tevellâ kaarrahâ" Cümlesinin manası, onun (halifeliğin) sıkıntısını, nimetlerine nail olana yükle, demektir." der. Ebû Davûd şöyle demiştir: " Hudayn b. Münzir Ebû Sasan Hazret-i kavminin seyyididîr.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com