حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ مُوسَى الرَّازِيُّ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، قَالَ حَدَّثَنِي وَحْشِيُّ بْنُ حَرْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ أَصْحَابَ النَّبِيِّ، صلى الله عليه وسلم قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّا نَأْكُلُ وَلاَ نَشْبَعُ . قَالَ " فَلَعَلَّكُمْ تَفْتَرِقُونَ " . قَالُوا نَعَمْ . قَالَ " فَاجْتَمِعُوا عَلَى طَعَامِكُمْ وَاذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَيْهِ يُبَارَكْ لَكُمْ فِيهِ " . قَالَ أَبُو دَاوُدَ إِذَا كُنْتَ فِي وَلِيمَةٍ فَوُضِعَ الْعَشَاءُ فَلاَ تَأْكُلْ حَتَّى يَأْذَنَ لَكَ صَاحِبُ الدَّارِ .
Türkçe Çeviri
Vahşî b. Harb (b. Vahşî b. Harb) 'in dedesinden rivâyet olunmuştur: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'in sahâbîleri (Hazret-i Peygamber e) : Ey Allah'ın Rasûlü , biz (yemek) yiyoruz, fakat doymuyoruz, demişler. (Hazret-i Peygamber de onlara) : " Her halde siz (yemeği) ayrı ayrı (kaplarda) yiyorsunuzdur (değil mi) ?" demiş. (Onlar da) : Evet, cevabını vermişler. (Bunun üzerine Hazret-i Peygamber ) : " Yemeği toplu halde yeyiniz ve üzerine Besmele çekiniz. (O zaman) Allah o yemekte sizin için bereket halk eder (de karnınız doyar) " buyurmuş. Ebû Dâvûd dedi ki: Bir düğün yemeğine gider de (önüne) akşam yemeği konacak olursa, ev sahibi izin verinceye kadar (o yemekten) yeme.
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com