حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عِيسَى، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ شَقِيقٍ، عَنِ الأَشْعَثِ، قَالَ كَانَ بَيْنِي وَبَيْنَ رَجُلٍ مِنَ الْيَهُودِ أَرْضٌ فَجَحَدَنِي فَقَدَّمْتُهُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ لِيَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " أَلَكَ بَيِّنَةٌ " . قُلْتُ لاَ . قَالَ لِلْيَهُودِيِّ " احْلِفْ " . قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِذًا يَحْلِفَ وَيَذْهَبَ بِمَالِي . فَأَنْزَلَ اللَّهُ { إِنَّ الَّذِينَ يَشْتَرُونَ بِعَهْدِ اللَّهِ وَأَيْمَانِهِمْ } إِلَى آخِرِ الآيَةِ .
Türkçe Çeviri
el-Eş'as'dan rivâyet edilmiştir; dedi ki: Benimle yahudilerden bir adam arasında (ihtilaflı) bir arazi vardı. Adam beni (m hakkımı) inkâr et (miş) ti. (Tutup) kendisini Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) 'e götürdüm. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) bana: " Senin şahidin var mı?" diye sordu. Bende, " Hayır" cevabını verdim. (Bunun üzerine) yahudiye (dönerek) : " Yemin et" diye emir verdi. Ben (onun yemin etmesine fırsat vermeden) : " Ey Allah'ın Rasûlü , bu durumda (bu adam) yemin eder ve malımı (da elimden alır) götürür, dedim. Bunun üzerine Yüce Allah;" Fakat Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az (bir) paraya satanlar var ya..." (3) âyetini, sonuna kadar indirdi. (3) Ebû Dâvûd Ahmed b. Hanbel
Çeviri kaynağı: islamilimleri.com