حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنِ الْحَجَّاجِ الصَّوَّافِ، حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ هِلاَلِ بْنِ أَبِي مَيْمُونَةَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ الْحَكَمِ السُّلَمِيِّ، قَالَ قُلْتُ : يَا رَسُولَ اللَّهِ جَارِيَةٌ لِي صَكَكْتُهَا صَكَّةً . فَعَظَّمَ ذَلِكَ عَلَىَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ أَفَلاَ أُعْتِقُهَا قَالَ : " ائْتِنِي بِهَا " . قَالَ : فَجِئْتُ بِهَا قَالَ : " أَيْنَ اللَّهُ " . قَالَتْ : فِي السَّمَاءِ . قَالَ : " مَنْ أَنَا " . قَالَتْ : أَنْتَ رَسُولُ اللَّهِ . قَالَ : " أَعْتِقْهَا فَإِنَّهَا مُؤْمِنَةٌ " .
Asıl metin · Ebû Dâvûd · Yeminler ve Adaklar (Eymân ve Nüzûr) · 3282
Muâviye b. Hakem es-Sülemî'den, şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Ya Resûlallah! Benim bir cariyem var, ona bir tokat attım, dedim. Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) bunu bana çok gördü, (yakıştırmadı) . Ben de: Onu azad edeyim mi? (Hürriyetine kavuşturayım mı?) diye sordum. " O cariyeyi bana bîr getir." buyurdu. Ben de onu Resûlüllah 'a getirdim, Efendimiz (kadına) :. " Allah nerede?" diye sordu. Gökyüzünde. " Ben kimim?" Sen Allah'ın elçisisin. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) (bana) : " Onu azad et, şüphesiz o mü'mindir" buyurdu. Ahmed b. Hanbel